
Þifanýn bilinçli adresi: www.herbalistatabay.com

|
TABÝATIN MUCÝZE AÐACI VE MEYVESÝ
Morfolojik özellikleriZeytin boylu bir çalý veya 10 metreye kadar boylanabilen, sýk dallý, yayvan tepeli, herdem yeþil yapraklý bir aðaçtýr. Geniþ, kývrýmlý, yamru yumru bir gövdesi vardýr. Aðaç yaþlandýkça, düzgün gri renkli gövde kabuðu giderek çatlar. Aðacýn tacý (tepesi), yaklaþýk olarak artan boy kadar her sene geniþler. Uzun ömürlü bir aðaçdýr, yaklaþýk 2000 yýl kadar yaþayabilir. Verimli topraklarda taç açýk ve asimetrik, verimsiz topraklarda ise daha yoðun ve yuvarlaktýr. Sürgünleri gri renkli, dikensiz ve hemen hemen üç köþelidir. Mýzraksý, çok kýsa saplý, deri gibi sert yapraklarý sürgünlere karþýlýklý çiftler halinde dizilmiþtir. Yapraklarý basit, tam kenarlý ve kenarlar alt yüze doðru hafif kývrýktýr. Yapraðýn boyu 20-86 mm, geniþliði de 5-17 mmdir. Yapraklarýn ucunda sivri bir çýkýntý bulunur. Yapraðýn üst yüzü koyu gri-yeþil ve tüysüz, alt yüzü mavimsi gümüþi renkte ve beyaz sýk ipeksi tüylerle kaplýdýr. Baharýn sonlarýna doðru yapraklarýn koltuðunda seyrek salkýmlar halinde açan, küçük beyazýmsý-sarý renkli, kokulu çiçekleri vardýr. Rüzgarlarýn taþýdýðý çiçek tozlarýyla döllenen çiçekler etli ve yaðlý meyve verir. Meyve önce yeþil, olgunlaþtýktan sonra da parlak siyah bir renk alýr. Etli meyvenin içinde sert bir çekirdek vardýr. Meyvenin etli kýsmýndan ve çekirdeðinden elde edilen "yaðý" bakýmýndan çok deðerli bir aðaçtýr. Ayný zamanda aðacýnýn çok heybetli ve estetik bir görünümü vardýr. Odunu çürümeye karþý son derece dayanýklýdýr. KullanýmýZeytinin yapraðýnda tanen, uçucu yaðlar, organik asitler ve rezin bulunur. Yapraklar ve gövde kabuðu %5 çay (infüzyon) halinde iþtah açýcý, idrar söktürücü ve ateþ düþürücü olarak kullanýlýr. Þeker hastalýðýnda kullaným alaný olduðu gibi, tansiyon düzenleyici olarak da bilinir. Türkiye'deki üretimi
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Sýrasý |
Ülke |
Yýllýk Üretim |
Ekili Alan |
Gelir |
|---|---|---|---|---|
|
|
Dünya |
17,317,089 |
8,597,064 |
20.1 |
|
1 |
Ýspanya |
6,160,100 |
2,400,000 |
25.7 |
|
2 |
Ýtalya |
3,149,830 |
1,140,685 |
27.6 |
|
3 |
Yunanistan |
2,400,000 |
765,000 |
31.4 |
|
4 |
Türkiye |
1,800,000 |
594,000 |
30.3 |
|
5 |
Suriye |
998,988 |
498,981 |
20.0 |
|
6 |
Tunus |
500,000 |
1,500,000 |
3.3 |
|
7 |
Fas |
470,000 |
550,000 |
8.5 |
|
8 |
Mýsýr |
318,339 |
49,888 |
63.8 |
|
9 |
Cezayir |
300,000 |
178,000 |
16.9 |
|
10 |
Portekiz |
280,000 |
430,000 |
6.5 |
|
11 |
Lübnan |
180,000 |
230,000 |
4.5 |
Besleyici deðeri çok yüksek bir besindir. Zeytinde bol miktarda
protein, yað, A, C, E vitaminleri ile kalsiyum, fosfor, kükürt, klor, magnezyum
mineralleri vardýr. Kalp ve Damar saðlýðý için çok faydalý olan zeytin,
yaþlanmanýn etkilerini de azaltýr.
ALTIN SIVI ZEYTÝNYAÐI: ÞÝFADIR
|
|
YAÐLARIN ÖNEMÝ
Yaðlar,
insan hücreleri ve dokular için
yaþamsaldýr. Ýnsan vücudunun canlýlýðýný sürdürebilmesi için gerekli
olan enerjinin büyük bir kýsmý, yaðlar
tarafýndan karþýlanýr. Yaðlar, hücre içi organelleri,
hücre membraný ve sinir hücreleri için gereklidirler.
Vücutta yað(adipoz), dokuda depolanýr ve
gerektiðinde enerji için kullanýlýr. A, D, E, K
gibi bazý vitaminler, yaðda erirler. Bu vitaminlerin
kana karýþabilmesi için, vücutta belli oranda yað gereklidir.
ZEYTÝNYAÐININ BÝYOLOJÝK DEÐERÝ
Yandýktan sonra býraktýðý tehlikeli maddelerin azlýðý, taþýdýðý E vitamini nedeniyle kalbe ve hormonal sisteme yaptýðý olumlu katkýlarý göz önüne alýnýrsa zeytinyaðýný mutlaka yiyeceklerimizin arasýna koymamýz gerekir.
Onkoloji doktoru Haluk Nurbaki, 9 Ekim 1990, Zeytin ve Zeytinyaðý Semineri'nde yaptýðý, "Zeytinyaðýnýn Biyolojik Deðeri ve Saðlýðýmýz Açýsýndan Önemi" adlý konuþmasýnda þunlarý söylüyor:
"Eðer kalori almak istiyorsanýz,
en ucuz yaðý alýn, ancak hücre yaptýracaksanýz, mutlaka ve
mutlaka alacaðýnýz yaðýn, doðal kaynaklý
olmasýna dikkat edin. Yað, özellikle eritrositler ve vücuda
giren mikroplarý, zarý içine alýp yok ederek savunma görevini yerine getiren
lenfositler için gereklidir. E vitamini, hem
kalp kasý üzerine, hem de hormonal salgýlar üzerinde çok önemli etki yapar.
Bilhassa hormonal salgýlardan daha zor olan büyüme hormonlarý, cinsel hormonlar,
mutlaka ve mutlaka E vitaminiyle eþzamanlý çalýþýrlar. Hatta
biyolojik nedenlerin bilinmediði zaman, hormonal dengelerinde, hormonal salgý
bezlerindeki týkanýklar gitsin, eþzaman çalýþsýn diye, kýsýr ailelere uzun
yýllar E vitamini kürleri yapýlýrdý."
Zeytinyaðý, insan için büyük önem taþýyan yað asitlerinin yaný sýra, vücudumuzdaki zararlý maddelerin neden olduðu tahribatý önleyen antioksidan elementleri içerir. Bunlar da hormonlara destek olup, hücre farklýlaþmasýnýn geliþimine, hücre zarýnýn oluþumuna yardýmcý olurlar.
Zeytin aðacýnýn; dallarý, yapraklarý ve reçinesi olduðu kadar, yaðý da yýllardýr ilaçlarýn bileþimlerinde yer alan doðal maddelerden birisidir. Doðal bir ilaçtýr. Eski zamanlardan bu yana insanlar, zeytinyaðýný, tedavi, dinsel törenler ve günlük güzellik bakýmlarý için kullanmýþlardýr. Hipokrat, ülseri, kolerayý ve kas aðrýlarýný tedavi etmek için zeytinyaðýný, psikolojik bozukluðu olan hastalara, taze yeþil zeytin önerirdi.
|
|
ZEYTÝNYAÐI HAYAT ÝKSÝRÝ
Akdeniz'de zeytinyaðý, 4000 yýldýr bir
saðlýk iksiri olarak görülmektedir. Daha 30 yýl öncesine kadar birçok
eczanede zeytinyaðý, incir þurubu ile ayný rafta durur ve
satýlýrdý. Zeytinyaðý üzerine gerçek bilimsel çalýþmalara
baþlanmasý, 1889'u bulmuþtur. Þifalý özelliklerinin zamanýn
bilim dünyasý tarafýndan kabul edilmemiþ olmasýna karþýn, Fransa'da
zeytinyaðýnýn ilaç yapýmýnda kullanýlmasý, resmi
olarak 1748'de kabul edildi.
Büyük þirketlerin reklamlarý sayesinde, margarin yaðlarýnýn 1950'li yýllarda
geliþip tüketilmeye baþlamasýyla, zeytin ve zeytinyaðýnýn
yararý, 40 yýl süreyle gölgelenmiþtir.
ZEYTÝNYAÐINDAN ANTÝBÝYOTÝK
Zeytinyaðýnýn, en yoðun içerdiði yað asidi olan oleik asit, ilaç sanayinde kullanýlmaktadýr. Zeytinin yapýsýnda bulunan ve yakýn zamana kadar dikkate alýnmayan bir grup madde üzerinde, son yýllarda önemli çalýþmalar yapýlmaya baþlanmýþtýr. Bu maddeler, zeytinin yapýsýndaki proteinler içerisinde bulunmaktadýr.
Ýspanyollar, Akdeniz diyetinin
olmazsa olmazý zeytinyaðýnýn, bileþimindeki mikro-besinleri
belirledi. Zeytinyaðýndaki "fenol" adlý
bileþenin, antioksidan ve pýhtýlaþma karþýtý
özellikleriyle kalp için iyi bir koruyucu olduðuna inanýlýyor.
Fenol, en fazla saf zeytinyaðlarýnda bulunuyor.
Araþtýrmacýlar, bunun, fenol oraný yüksek olan
zeytinyaðýnýn faydalarý üzerine yapýlmýþ ilk çalýþma olduðunu söyledi.
Ýspanya'daki Reina Sofia Üniversite Hastanesi'nde yürütülen
çalýþma, kolesterolü yüksek 21 katýlýmcýyla gerçekleþtirildi.
Dr. Juan Ruano ve meslektaþlarý, fenol açýsýndan zengin
zeytinyaðý ile içeriðinden fenol kaldýrýlmýþ zeytinyaðýnýn
etkisini karþýlaþtýrdý. Fenol oraný yüksek zeytinyaðýndan
yapýlmýþ yemekleri tüketen katýlýmcýlarýn, kan damarlarýndaki fonksiyon ve yanýt
verme durumunun çok daha geliþkin olduðu görüldü.
Örneðin: Ýtalya'nýn Messina Üniversitesi'nden Bisignano ve
arkadaþlarý, zeytindeki polifenollerin
içerisinde bulunan sekoiridoidlerin, mikroorganizmalar
üzerine olan tesirlerini incelemiþler. Çalýþmalarý sonucunda; zeytindeki
bu maddelerin, insanlarýn solunum ve sindirim sisteminde hastalýk yapan
bazý mikroorganizmalar üzerinde önleyici
tesiri olduðunu tespit etmiþlerdir. Bu gözlemlere dayanarak, zeytin
ve zeytinyaðýndaki, mevcut hazýr
antibiyotik potansiyelden istifade edilerek; yeni antibiyotikler
geliþtirilmesi açýsýndan önemli bir kaynak olabileceði ileri sürülmüþtür.
Zeytin ürünlerinde
bulunan biyofenoller; insan hayatý için önemli olan
antioksidan, serbest radikal antagonizm(zýt
etki-bileþenlerinin birbirini negatif yönde etkilediði oluþum) ve
antimikrobiyal aktivite göstermektedir.
FENOLÝK BÝLEÞENLERÝN FAYDALARI
-Hücrelerdeki oksidatif hasarý ve saðlýklý kalmayý
saðlayýcý, hastalýklardan koruyucu, hastalýklarý
iyileþtirici.
-Kandaki kolesterol seviyesini azaltýcý,
-Lipit peroksidasyonu önleyici,
-Düþük yoðunluklu lipoproteinlerin (LDL) oksidasyonunu
önleyici ve miktarýný düþürücü etkileri bulunur.
-Kardiyovasküler kalp hastalýklarýnýn önlenmesi,
-Çeþitli kanser (kolon, prostat ve göðüs) ve trombik
(pýhtýlaþma) hastalýklarýn oluþumunu engellemekte,
-Merkezi sinir sistemi dejenerasyonunu önlemekte ve
serbest radikalleri yok ederek yaþlanmayý geciktirmektedir.
(Peroksil, alkil, süperoksit ve hidroksil, sitotoksil serbest radikallere örnek
olarak verilebilir.)
-Ýltihap kurutucu ve kanamayý durdurucu
etkileri vardýr.
- Zeytinyaðýndaki, hidroksitirosol, insan
eritrositlerini oksidatif tehlikeye karþý korur.
HYDROXYTYROSOLÜN FAYDALARI
Antimikrobiyel ve antikanserojen aktiviteye
sahiptir.
Damar geniþletici, tansiyonu ve kan þekerini
düþürücü etkisi bulunur.
Serbest ve süperoksit radikalleri (Üzerinde
bir elektron fazlalýðý bulunan oksijen molekülüne, süperoksit radikal denir) yok
eder.
Eritrositlerin oksidatif zarar görmesini azaltýr.
DNA hasarýný ve LDL oksidasyonunu önler.
Tromboksan seviyesine yardýmcý olur.
Menopoz sonrasý kadýnlarda kolesterolün yükselmesini engeller
ve kolesterolü yüksek kiþilerde LDL peroksidasyonunu azaltýr.
Apoptosisi(programlanmýþ hücre ölümü) teþvik eder ve tümör
hücrelerinin çoðalmasýný önler.
Ýtalyan týp adamý Prof. Publio Viola'nýn dediði gibi, "Eðer olmasaydý,
zeytinyaðýný icat etmek zorunda kalýrdýk".
Zeytinyaðý, Omega-6 yað asidinin, omega-3 yað
asidine oranýný da düzenlemektedir. Omega-3 ve omega-6
yað asitlerinin vücuda belli bir oranda alýnmasý çok önemlidir. Çünkü bu
oranlardaki dengesizlik durumunda hastalýklar ve kanser
de dahil olmak üzere, kalp ve baðýþýklýk
sistemi ile ilgili birçok hastalýðýn ilerlemesi söz konusu olmaktadýr.
Ýþte tüm bu sebeplerden dolayý pek çok insan zeytinyaðý ile
saðlýk bulmaktadýr. Düzenli kullanýldýðýnda zeytinyaðýnýn,
kalbe, diyabete, aþýrý þiþmanlýða,
hücre yaþlanmasýna, safra kesesi taþlarýna,
hatta bazý kanserlere karþý korunma saðladýðýný biliyoruz.
Zeytinyaðýnýn faziletleri, Amerikan
Gýda ve Ýlaç Dairesi (FDA)tarafýndan da resmen kabul edilmiþtir.
FDA bugün, zeytinyaðýndan elde edilen doyurulmamýþ
yaðlarýn, nitelikli saðlýk hizmeti için uygun olduðunu ve günde 2 çorba
kaþýðý zeytinyaðý yemenin, koroner kalp
rahatsýzlýðý(CHD) riskini azalttýðýný duyurdu. Ayný
zamanda da günlük tüketilen kalori miktarýnda da artýþa
neden olmamaktadýr. Bu uygulama, geçen yý-l benzer uygulamalarýn
doðruluðunun ortaya koyulup, etkilerinin görülmesi sürecinden beri FDA'nýn,
geleneksel gýdalar için duyurduðu üçüncü nitelikli saðlýk hizmetidir.
|
|
KALBÝN DOSTU ZEYTÝNYAÐI
Tüketilen yaðlarýn nitelikleri ile kalp damar
hastalýklarý arasýnda iliþkilerin saptanmasý, bu
konuda sürdürülen çalýþmalarýn daha bir yoðunluk kazanmasýna neden olmuþtur.
Zeytinyaðý, kalbimiz için altýn deðerinde bir nimettir.
Zeytinyaðý tüketiminin öncelikli etkisi; Kalp-damar
hastalýklarýnýn oluþum riskini azaltmasý ve hastalýk oluþtuktan sonra
tekrar oluþumunu engellemesidir.
Zeytinyaðý, içerdiði selenyum sebebi ile
özellikle kalp-damar rahatsýzlýklarý ve kanser için faydalý
olduðu modern týp tarafýndan da ifade edilmektedir. Damar sertliði
ve kalp krizi (enfarktüs) riskine karþý
en etkili ilaçlardan biridir. Vitamin E, selenyumun
antioksidan aktivitesine yardýmcý olan bir maddedir.
Selenyumla birlikte baðýþýklýk fonksiyonunun artmasýný saðlar.
Zeytinyaðýnda bulunan E vitamini, damar saðlýðýný
koruyup, kalp krizi riskini azalttýðý araþtýrmalar ile
desteklenmiþtir.
Athens Medicine School Üniversitesi'nde, yedi ülkenin katýldýðý,
Avrupa, Japonya ve Amerika'dan yaklaþýk 13.000 saðlýklý orta yaþtaki erkek
bireyler üzerinde, 15 yýl devam eden bir çalýþma yapýldý. Mono-doymamýþ
yaðlarý, doymuþ yaðlara göre daha fazla oranda tüketenlerde, bütün ölüm
sebeplerine karþý özellikle de koroner kalp hastalýklarýna
karþý çok daha koruyucu olduðu bulundu. Bu ülkeler arasýnda
mono-doymamýþ yaðlarýn en büyük kaynaðý elbette
zeytinyaðýdýr. Bu çalýþmaya göre, yüksek miktarda mono-doymamýþ
yað alan popülasyonlar, düþük oranda kalp hastalýklarýna
sahipler.
Ýspanya'da sondurum kontrol çalýþmasý, ayný yaþta ölümcül
olmayan kalp krizinden acý çeken 171 hastanýn diyetleri ile 171
kalp krizi geçiren hastanýn diyetleri karþýlaþtýrýldý. Yapýlan çalýþmanýn
sonuçlarý, zeytinyaðýný fazla miktarda tüketenlerin
kalp krizi riskinin, zeytinyaðýný nadir tüketenlerle
karþýlaþtýrýldýðýnda, %82 seviyesine düþtüðünü
göstermektedir.
Portekiz bilim adamlarý, zeytinyaðýnda bulunan anti-oksidan
bir maddenin, kalp krizi ve kalp çarpýntýsýna
karþý en büyük koruyucu olduðunu gösterdiler.
Araþtýrmalar gösteriyor ki; söz konusu olan DHPEA-EDA anti-oksidaný, zeytinyaðýndaki diðer bileþenlerden çok daha fazla kýrmýzý kan hücrelerini zarardan koruyor. Porto Üniversitesi'nden Fatima Paiva-Martins:
"Bu sonuçlar, diyetlerine zeytinyaðý katan insanlarda görülen çok kesin saðlýk yararlarýnýn, bilimsel bir temele dayandýðýný gösteriyor. Ayrýca sonuçlar da, kalp hastalýklarý riskini azaltmak için özel olarak dizayn edilen 'fonksiyonel' zeytinyaðlarýnýn üretilmesine yol açmýþtý" dedi.
Rafine edilirken yada ýsýtýlýrken
yaðlara uygulanan hidrojenleþtirme iþlemleri sonucunda, pek çok yað asidinin
kimyasal yapýsý deðiþir. Bunlarýn, kalp-damar hastalýklarýnýn
ortaya çýkmasýnda çok büyük etkileri vardýr. Natürel sýzma zeytinyaðý
ise, bu riski taþýmamaktadýr.
Hücre duvarlarý yüksek miktarda yað ve
kolesterol içerir ve yapýsý beslenmeye baðlýdýr. Kandaki
kolesterolün % 70'i, organizmanýn kendisi tarafýndan, karaciðerde üretilir.
Vücuttaki kolesterolün, yalnýzca % 30'u besinlerden alýnýr.
Sonuç olarak, besinlerden gelen kolesterolün oraný % 20'ye
indiðinde, karaciðer açýðý kapatmak üzere üretimini % 80'e çýkarmak zorunda
kalýr. Bu da safra kesesinde kolesterolden kaynaklanan taþ
oluþumuna zemin oluþturur. Gýda ile kolesterol alýndýðý
takdirde vücut kendi kolesterol üretimini azaltarak, gýda ile alýnmadýðý
takdirde kendisi üreterek bir denge kurmaya çalýþýr.
Hayvansal kökenli bir yað ürünü olan kolesterol, hücre
zarý yapýsýnda, safra ve hormon
üretmek gibi birçok vücut iþlevinde rol alan bir maddedir.
Ancak kolesterolün yüksek olmasý halinde, damar çeperlerine
çökerek damar sertliði oluþumuna da rol açtýðý bilinmektedir.
Zeytinyaðý, vücutta kolesterol dengesini
saðlar. Yaðlar kanda, lipoproteinlere baðlý
olarak dolaþmaktadýr. Lipoproteinlerin farklý türleri,
yað metabolizmasýnda deðiþik görevler üstlenir. Halk arasýnda
faydalý kolesterol olarak da adlandýrýlan HDL'nin,
yüksek düzeylerde olmasý, daha çok miktardaki kolesterolün
dokulardan uzaklaþtýrýlmasýyla damar sertliðinden koruyucu bir
etki ortaya çýkar.
Oksidasyona uðramýþ LDL'ler, artirosikloroz
(damar çeperini kalýnlaþtýran, dolayýsýyla damar týkanýklýðýna yol açan) etkiye
sahiptirler. Oysa zeytinyaðý tüketimi, LDL
oksidasyonuna karþý koruyucu rol oynar. Ayrýca
zeytinyaðý, arterlerde çökelen yaðlarýn sebep olduðu LDL'den
kaynaklanan kalp rahatsýzlýklarý riskini azaltýr.
Zeytin ve zeytinyaðýnýn içinde bulunan tekli
doymamýþ yað asitleri kolesterol içermezler. Bundan
dolayý zeytinyaðý diðer yaðlarýn aksine kandaki
kolesterol oranýný yükseltmemekte, tam tersine kontrol altýnda
tutmaktadýr. Kolesterol, damar týkanýklýðýna
yol açan LDL bileþenini azaltýrken, iyi
kolesterol dediðimiz HDL'yi arttýrýr veya dengede tutar.
Karþýlaþtýrmak gerekirse, çoklu doymamýþ yað asitleri de (ayçiçeði
yaðý, mýsýr, yerfýstýðý, vb.) toplam kolesterolü ve LDL
kolesterolünü düþürürler, ayný zamanda HDL kolesterolünü de
düþürürler. Bu da istenmeyen bir þeydir. Yapýlan son bilimsel
araþtýrmalar, kalbimiz için yararlý besinlerin baþýnda zeytinyaðýnýn
geldiðini gösteriyor. Bu yüzden zeytinyaðý, adeta ilaç
gibi kullanýlmaya layýk bir yaðdýr.
|
|
Bu yöndeki ilk çalýþma, Fransa'da Jacotot (85, bireysel katýlým) tarafýndan yürütülmüþtür. Araþtýrýcý, yað asidi bileþimi deðiþik lipitler (zeytinyaðý, hayvansal yaðlar, ayçiçeði yaðý, kolza tohumu yaðý, soya fasulyesi yaðý, yerfýstýðý yaðý, mýsýrözü yaðý) içeren diyetleri, 6 ay süre ile iki topluluða uygulamýþtýr. Zeytinyaðý kullanan deneklerde, HDL-kolesterolü anlamlý bir þekilde yükselirken, total kolesterol seviyesinde hemen hemen hiçbir deðiþme olmamýþtýr. Diðer deneklerde ise, total kolesterolde anlamsýz bir düþme, HDL-kolesterolünde önemsiz bir deðiþme olmuþtur. Aslýnda, besinlerden alýnan kolesterolle oynamanýn, kandaki kolesterol miktarýnýn deðiþmesinde pek az etkisi vardýr. Gýdalardan gelen kolesterolü, her gün 100 mg azaltmakla, kandaki kolesterol oraný, ancak litrede 25 mg düþürülür(yani 2,40 g/l'den 2,38 g/litre'ye). Milano Eczacýlýk Fakültesi'nden Bruno Berra:
"Natürel sýzma
zeytinyaðýnýn küçük polar bileþenleri, LDL'nin
oksidasyona olan direncini belirgin þekilde artýrýr" der.
Organizma içinde LDL lipoproteinleri, metabolizmaya iliþkin çok
çeþitli iþlevlerini yerine getirebilmeleri için, hücrelere ihtiyaçlarý olan
kolesterolü götürmekle görevlidirler. Bununla birlikte serbest
radikal fazlasý olduðunda, LDL lipoproteinleri oksitlenir ve
her zamanki iþlerini yapamaz hale gelir. Böylece damar duvarlarýnýn hücrelerinde
yýðýlýrlar. Hücreler de sonunda bu yüzden ölürler. Damar duvarý yaðla dolar. Ne
var ki, oleik asitten yana zengin olan LDL'lerin,
oksidasyona karþý normalden daha dirençli olduðu çalýþmalarla kanýtlanmýþtýr.
Ýspanya'nýn Sevilla Üniversitesi'nden Alarkon de la Lastra ve
arkadaþlarýnýn yayýnlandýklarý "Zeytinyaðýnýn Faydalarý" adlý
makalede, zeytinyaðýnýn; kandaki LDL kolesterolünü
azaltýrken, HDL kolesterolünü artýrdýðý ve kalp hastalýðý
riskini azalttýðýný söylerler.
Minnesota'da, Prof. Kees, Zeytinyaðý seminerinde, denekler üzerinde yaptýðý
araþtýrma sonucuna göre;
"Tekli doymamýþ yað
asitleri, düþük yoðunluklu lipoproteinleri (LDL) azaltmaktadýr ve
yüksek yoðunluklu lipoproteini (HDL) yükseltmektedir" der.
Dünya saðlýk teþkilatý(WHO), kalp krizi ve
kalp hastalýklarý riskinin en alt düzeyde bulunan bölgenin,
Girit adasý olduðunu rapor etmiþtir.
Ýspanya'nýn Barselona kentinde
düzenlenen Dünya Kardiyoloji Kongresi'ne sunulan tebliðe göre,
Barselona Týp Araþtýrmalarý Enstitüsü uzmanlarýnýn Doktor Maria
Ýsabel Covas baþkanlýðýnda yürüttüðü araþtýrma, sýzma türünün,
kalp-damar sistemine, diðer zeytinyaðý çeþitlerinden
daha yararlý olduðunu gösterdi. Araþtýrmaya göre, düzenli tüketilen
sýzma zeytinyaðý, sadece ''monosatüre'' yað
hücreleriyle deðil, ''polifenol'' denen antioksidanlarýyla
da kalp-damar hastalýklarý riskini azaltýyor.
Viola ve arkadaþlarý, bir çalýþmada, 80 gr zeytinyaðý
ya da ayçiçeði yaðý ve 20 g görünmez yað içeren diyet uyguladýklarý iki
gönüllüler grubunu incelemiþlerdir. Araþtýrmacýlar hastalarýn parametrelerini
kontrol ettikten sonra, her iki yað durumunda da trigliseridde
anlamlý bir düþme, ayçiçeði yaðý ile kolesterolde anlamlý bir düþme; her iki
durumda da LDL-kolesterolünde orta derecede anlamsýz bir düþme,
HDL kolesterolünde zeytinyaðý ile anlamlý
bir yükselme ve ayçiçeði yaðý ile anlamlý bir düþme,
görülmüþtür. Zeytinyaðý, kalp atýþlarýnýn düzenlenmesine
yardýmcý olur. Kalp ve karaciðer hastalarý, sabahlarý aç
karnýna bir çorba kaþýðý içilebilr.
ZEYTÝNYAÐI: HÝPERTANSÝYONDA YARARLI
Düzenli zeytinyaðý tüketiminin arteryal kan basýncýný daha da düþürdüðü ve kontrol altýnda tuttuðu artýk biliniyor.
"Archives of Internal Medicine" dergisinin, 27 Mart 2000 tarihli sayýsýnda yayýnlanan bir çalýþma, zeytinyaðýnýn yüksek tansiyona olumlu etkisini bir kez daha vurgulamaktadýr. Bazý araþtýrmacýlar, zeytinyaðýndaki tekli doymamýþ yað asitlerinin önemiyle birlikte, zeytinyaðýndaki polifenollerin de bir o kadar belirleyici rolü olduðunu düþünüyorlar.
Ýtalya'nýn Naples
Üniversitesi'nden profesör Frederico ve Aldo Ferrara; yaptýklarý
araþtýrma sonucunda, "hipertansiyon hastalarýnýn % 50'si, günde
40 gr (4 çorba kaþýðý) saf zeytinyaðý
kullanarak, ilaç kullanýmýný azaltýp, stabil ilaç kullanýmýna geçilmiþtir" dedi.
Araþtýrmada; erkeklere 4 çorba kaþýðý, bayanlara ise 3 çorba kaþýðý civarýnda
zeytinyaðý verildi. Çalýþmaya katýlan herkesin yüksek
tansiyonu ilaçlarla kontrol ediliyordu. Katýlýmcýlarýn büyük bir kýsmý
saf zeytinyaðý ya da ayçiçeði yaðý almakla
görevlendirildi. Daha sonra her katýlýmcýnýn yað çeþidi 6 ayda bir
diðerininkiyle deðiþtirildi. 12 ay süren çalýþmada düzenli kan basýncý ölçümleri
alýndý ve kan basýncý düþtüðünde kullanýlan ilaç miktarý azaltýldý.
Ferrara raporunda; zeytinyaðý ile beslenme esnasýnda
ilaç kullanýmý %48, ayçiçeði yaðý ile beslenme
esnasýnda ilaç kullanýmý %4 oranýnda azaltýldý.
Özellikle zeytinyaðý
kullanýmý sýrasýnda 8 hasta üzerinde hiç ilaç kullanýlmadan kan basýncý kontrol
edilebildi. Fakat bu duruma ayçiçeði yaðýnda rastlanmadý. Ferrara ve onun
arkadaþý bu çalýþmada, sadece saf zeytinyaðýnýn içinde bulunan
antioksidan olan polifenollerin kan basýncýný
düþürebileceðini açýkladý.
Epidemiyolojik çalýþmalar, her
zaman yað alýmý ve yüksek kan basýncý (hipertansiyon) arasýnda
bir iliþkinin olduðunu göstermemektedir. Bununla birlikte zeytinyaðý
ile ilgili olarak; Avrupa genelinde, orta yaþtaki erkeklerin yað asit düzeyinin
karþýlaþtýrýldýðý geniþ çaplý bir çalýþma yapýldý. Bu araþtýrmada, Ýtalyan
erkeklerinde oleik asit seviyesinin çok daha yüksek olduðu ve
bunun yanýnda kan basýncýnýn düþük olduðu bulundu.
Bir baþka deneyde, Akdeniz sitili diyet verilen insanlara,
doymuþ yaðlarýn bulunduðu bir diyet verildiðinde, kan
basýncýnýn önemli derecede arttýðý gözlendi. Ancak,
Akdeniz sitili diyetleri sürdürdüklerinde
kan basýncý normale tekrar geri döndü.
Bu çalýþmalarla, zeytinyaðýný içeren diyetlerin, normal kan
basýncýna sahip insanlar üzerindeki etkisi araþtýrýldý. Bir yýl süresince,
farklý diyetlerin verildiði 23 hipertensif hastanýn dahil
olduðu deney sonuçlarý, ekstra virgin zeytinyaðýnýn,
anti-hipertensif ilaç tedavilerine gereksinimi önemli derecede azalttýðýný
göstermektedir.
Zeytinyaðý günlük tüketimde en az 4 hafta kullanýldýðýnda,
iskemik kalp hastalýðý riskini düþürür.
Zeytinyaðý günlük 2/3 çorba kaþýðý alýndýðýnda, büyük tansiyon
5 mm Hg, küçük tansiyon ise 4 mm Hg düþer. Halk tabiri ile 0,5 ve 0,4 düþer.
Yani 12,5 ve 8,4 ise, 12 ve 8 olur. Sarýmsaklý zeytinyaðý:
Astým, damar sertliði, yüksek tansiyonda
kullanýlýr.
|
|
ZEYTÝNYAÐI TROMBOZA KARÞI
Zeytinyaðý,
düzenli tüketildiðinde, kanýn viskozitesini azaltarak
dolaþýmýný kolaylaþtýrdýðý için, kalp ve damarlarda kan pýhtýlaþmasý
(tromboz)riskini hafiflettiði biliniyor.
Doymuþ yað asitleri, tekli ve çoklu doymamýþ yað
asitlerine göre eritrositlerin topaklanmasýna daha çok
neden olurlar. Bu da trombozun ortaya
çýkmasýný kolaylaþtýrýr. Zeytinyaðý, yükselmiþ
fibrinojen seviyelerini düþürür. Kan hücrelerinin kümeleþmesinde rol
oynayan faktörlere karþý etki göstererek, kan damarlarýnda pýhtýlaþma
riskini azaltýr. Bitkisel yaðlarýn içinde topaklanmaya en az
neden olan, böylece kalp-damar hastalýklarýna karþý en iyi
korunmayý saðlayan zeytinyaðýdýr.
1986'da yapýlan bir araþtýrmada, ayda en az 80 g zeytinyaðý
tüketen kiþilerin alyuvarlarýnýn, tüketmeyenlere göre çok daha
esnek olduðu, daralmýþ damarlarýn içine daha rahat süzüldüðü,
böylece pýhtý oluþumu riskinin azaldýðý
gözlenmiþtir.
ZEYTÝNYAÐI VE TRÝGLÝSERÝT
Þeker hastalarýnýn trigliserit(TGL) oranlarýný
izlemelerinin ayrý bir önemi vardýr. 11 güne yayýlan bir çalýþmada
zeytinyaðý üzerine þekillenen, tekli doymamýþ yaðlardan
yana zengin bir rejimin 1,78 g/l bir TGL oraný verdiðini,
glüsitlerden yana zengin bir rejimde ise (þeker hastalarýna önerildiði gibi)
TGL oranýnýn 2,35 g/l. olduðunu ortaya koymuþtur. Bu sonuçlarýn
ýþýðýnda, trigliseritleri düþürmek için, glusidleri(niþasta
þekerli gýdalar- iyi glusidler: düþük kan þekeri endeksine sahip olanlar)
düþürüp, tekli doymamýþ olmalarý koþuluyla yaðlarý
artýrmanýn daha iyi bir yol olduðu söylenebilir.
ZEYTÝNYAÐI: ANTÝOKSÝDANDIR
Besinler, vücudumuzda enerjiye
çevrilirken, oksidan denilen bazý maddeler açýða çýkar. Hücre
geliþimini olumsuz yönde etkileyen oksidanlar, yaþlanma
sürecini de hýzlandýrýr. Antioksidanlar ise, oksidanlarýn
olumsuz etkisini ortadan kaldýrýrlar.
Diðer bir ifadeyle de, antioksidanlar, serbest
radikaller denilen vücudumuzdaki zararlý maddeleri etkisiz hale
getirmeleri ve hücrenin tahrip edilmesini engellemeleri bakýmýndan son derece
önemli maddelerdir.
Aslýnda organizmamýz, doðuþtan elde ettiði antioksidan enzimleri
sayesinde, kendi kendini koruyabilecek durumdadýr. Ancak bu servet tükenmez
deðildir. Bu nedenle bedenin, dýþarýdan beta-karoten, C ve
E vitaminleri, selenyum, çinko ve polifenoller içeren,
antioksidanlar almasý zorunludur. Antioksidan
açýðý ortaya çýkarsa, hücreler vaktinden önce yaþlanýrlar. Baþta E
vitamini olmak üzere çok sayýda antioksidan madde
içeren zeytinyaðý, hücreleri yeniler, doku ve organlarýn
yaþlanmasýný geciktirir. Zeytinyaðýnýn içeriðindeki
polifenoller güçlü antioksidanlardýr. Zeytinyaðý,
hücre cidarlarý, hücre oluþumu ve hücre farklýlaþmasýnýn geliþimine yardým eder.
Hücre farklýlaþmasýna katkýsý, zeytinyaðýnýn tüm bileþiminin
bir arada yaptýðý etki neticesinde olur. Zeytinyaðý içeren bir
diyet ile hücrelerin oksidasyona direnç gösterdiði ve yaþlanmanýn
geciktiði kanýtlanmýþtýr.
Zeytinyaðýyla beslenen farelerin, ayçiçeði ya da mýsýr yaðý
alanlara göre çok daha uzun yaþadýðý bir çalýþmayla kanýtlanmýþtýr.
Zeytinyaðýnýn beslenme düzeninin temellerinden biri olan Girit'teki
insanlarda da ayný durum saptanmýþtýr. Girit, ortalama yaþam
süresinin dünyada en uzun olduðu yerlerden biridir.
Antioksidanlar, taze sebze ve meyvelerde
bulunur. Zeytinyaðý ise meyveden elde edilen doðal tek yað
olmasý sebebiyle besleyici özelliklerinin yanýnda, antioksidan
ve vitaminler de içerir. Zeytinyaðý, saðlýk
genini uyarýr, saðlýklý ve uzun yaþamý saðlar. Eðer muntazam olarak
zeytinyaðý kullanýyorsanýz, zeytin aðacýnýn yüzlerce
yýl yaþama özelliðinden bir kýsmý da size geçecek ve yaþamýnýzý etkiliyecektir.
Prof. Alberto Fernández Gutiérrez ve Antonio Segura Carretero baþkanlýðýnda
Çevresel, Biyokimyasal ve Beslenme Analitik-Kontrol Araþtýrma Grubu,
zeytinyaðýnýn polifenolik bileþikleri ile karakterize
edilen antioksidan özelliklerini ortaya koymak için yaptýklarý
çalýþmada en ileri teknikleri kullandýlar. Ayrýca, zeytinyaðýnda
bulunan bu bileþiklerin, dejeneratif hastalýklarla mücadele
etme potansiyellerini araþtýrdýlar.
Çalýþma, Ýspanya Granada Üniveritesi, Beslenme ve Besin Teknolojisi
Enstitisü ve Virgen de las Nieves Hastanesi'nin Beslenme Grubu'nun
iþbirliði ile tamamlandý. Araþtýrma grubu, 15 zeytinyaðý
imalathanesinden aldýklarý örnek analizlerinden, polifenolce (doðal
antioksidanlarca) zengin olan zeytinyaðý tüketiminin,
oksidatif stresten acý çeken insanlarýn yaþam kalitesini artýrdýðýný
ortaya koydular. Ayný zamanda da hücre yaþlanmasý ve
osteoporoz riskine karþý son derece yararlý olduðunu tespit ettiler.
Alberto Fernández ve Antonio Segura'ya göre:
"Koruyucu maddeler olan
polifenoller, dejeneratif(kireçlenme) kaynaklý herhangi bir
oksidatif hastalýkla mücadelede yardým ediyor."
Vitamin deposu olan zeytinyaðýnýn içerdiði
K vitamininin, karaciðer, damar çeperleri, alyuvarlar, adaleler
ve beyin gibi önemli dokular üzerinde koruyucu etkisi olduðu biliniyor.
Çeþitli uzmanlýk alanlarýnda yürütülen, çok sayýda araþtýrmalarda, zeytinyaðýnýn yararlý etkilerinin dikkate alýnmasý gerektiði, ancak bunlardan yararlanabilmek için de, düzenli olarak günde 20-30 gram (2 çorba kaþýðý) zeytinyaðý tüketmenin doðru olduðu ortaya koyuldu.
|
|
ZEYTÝNYAÐININ: SÝNÝR SÝSTEMÝ VE BEYÝNDEKÝ ETKÝLERÝ
Osteoporoz ve Alzheimer hastalýklarýnýn
geliþiminde zeytinyaðý tüketiminin, kalsiyumun emilimini
arttýrmasý, beyin hücrelerinin zarýnda bulunan yað asitlerinin yapýsýný
oluþturmasý nedeniyle olumlu etkisi kanýtlanmýþtýr. Zeytinyaðý,
günde 46gr yenildiðinde, yüksek miktarda tekli doymamýþ yað asitleri
içeriði nedeniyle, beyin hücre cidar zarlarýnýn yapýsal
bütünlüðünü saðlamaya yardým ederek, yaþlanmayla ilgili hafýza kaybýný
önlemeye yardýmcý olur. Yine ayný nedenlerle mental fonksiyonun
yaþla ilgili kavrama özelliðini geliþtirir. Panza'da
zeytinyaðýnýn ileri yaþtaki kimselerde zihinsel yeteneklerde
gerilemenin önlenmesine yardýmcý olduðunu gösterdi.
Zeytinyaðý unutkanlýðý önler. Akdeniz ülkelerinde yaþayan ve yemeklerinde çoðunlukla zeytinyaðý kullanan toplumlarýn 65 yaþ üzeri yetiþkinlerinde hatýrlama oranýnýn, diðer ülke yetiþkinlerine göre çok daha fazla olduðu saptanmýþtýr. E vitamini ve temel yað asitlerinin, beyni, virütik ve toksik saldýrýlara karþý koruduðu, baþka bir deyiþle beyin bunamasýný geciktirdiði saptanmýþtýr. E vitamini, hücre yenileme özelliðine sahiptir. Bir çorba kaþýðý zeytinyaðý, günlük alýnmasý önerilen E vitamini miktarýný içerir.
Zeytinyaðýnda bulunana linoleik asit, prostaglandin (çeþitli dokularda bulunan ve yað asitlerinin türevi olan yað kökenli maddeler) denilen ve insan hücrelerinde bulunan, vücudun kendini yenilemesinde önemli yeri olan maddenin üretimini saðlar. Özellikle sinir hücrelerinin geliþmesinde rol oynar. Sürekli alýnmasý gereken bir yað asididir. Ve bunun için de zeytinyaðý, en iyi kaynaktýr. Zeytinyaðý, hamilelikte de, bebeðin, hücre ve sinir sisteminin oluþturulmasýnda önemli bir etken teþkil eder.
ZEYTÝNYAÐI: KANSERLE MÜCADELE EDÝYOR
Oksidasyon, bazý kanserlerin de
sorumlularýndandýr. Zeytinyaðýnda bulunan,
alfalinolenik asitler (Omega 3) düzenli kullanýldýðý
takdirde bazý kanser türlerine karþý, korunma saðladýðý
biliniyor. Zeytinyaðý, A, D, E, K vitaminleri
yönünden zengindir ve kanserle iliþkilendirilen serbest
radikallere karþý savaþan antioksidanlar yönünden iyi
bir kaynaktýr. Antioksidan bileþikler, serbest
radikalleri baðlarlar ve peroksidasyona karþý koruma
saðlayarak, kanserden korunmada rol oynar. Zeytinyaðýnda
bulunan E vitamini, birçok kanser türüne karþý
vücudumuzu koruduðu araþtýrmalar ile belirlenmiþtir.
Köpekbalýðý kýkýrdaðýnda bulunan anti-angiogenesis
ve karaciðerinden çýkarýlan squalene maddesi, dünyanýn en
önemli kanser ilacýnýn yapýmýnda kullanýlmaktadýr.
Squalenen, en çok geleneksel yöntemlerle çýkarýlmýþ %2
oranýnda sýzma zeytinyaðýnda vardýr. Günde en az 100 ml
zeytinyaðý tüketen bir kiþi, gerektiði kadar Squalene
almýþ olur. Squalene maddesi, tümörlerin yok
edilmesinde yapýtaþý niteliðindedir. Bu madde bazý böceklerde ve
karýncalarda da vardýr.
Danimarka Kopenhag Üniversitesi Hastanesi'nden Dr. Henrik E. Poulsen ve meslektaþlarý, Ýngiliz ve ABD'li bilim adamlarýnýn ortaklaþa yürüttükleri araþtýrmalarda, zeytinyaðýnýn faydalarý konusunda elde ettikleri þaþýrtýcý sonuçlar, yayýnlandý. Zeytinyaðý üzerine yeni bir çalýþmayla, diyete bol miktarda ilave edilen zeytinyaðýnýn, vücut hücrelerinde kansere yol açabilecek zararlarýn önlenmesine yardým ettiði sonucuna varýldý. Elde edilen sonuçlar "FASEB (Federation of American Societies for Experimental Biology) Journal"da yayýnlandý.
Zeytinyaðý güçlü antioksidan olarak fonksiyon gören birkaç fenol bileþiði içerir. Böylece zeytinyaðýnýn kansere yol açan hücre harabiyetine karþý koruma saðladýðý kanýtlandý. Araþtýrmada, Güney Avrupalý erkeklerin, Kuzeylilere oranla daha az kanser hastalýðýna yakalanmalarýnýn nedeninin de, Akdeniz tipi beslenmede kullanýlan zeytinyaðý olduðu ortaya çýktý. Zeytinyaðýndaki birçok yararlý bileþimden "fenol"ün güçlü bir antioksidan olduðunu belirten araþtýrmayý yapan ekibin baþkaný Dr. Henrik Poulsen:
"Zeytinyaðý tüketiminin, Kuzey ve Güney Avrupa'da görülen kanser vakalarýnýn farklýlýðý konusunda belirleyici unsur olduðunu gözlemledik. Doðal bir besin maddesi olan zeytinyaðýnýn her bir damlasýnýn þifalý olduðunu ve sofradan hiçbir zaman eksik edilmemesi gerektiðini" söyledi.
|
|
Baðýrsak Kanserleri
Zeytinyaðýnýn, karaciðer ve
baðýrsak, meme ve cilt kanserinden
korunmada etkili olduðu ve bu etkininde yapýsýndaki,
fenolik antioksidanlarla birlikte bulunan squalen ve
oleik asitten kaynaklandýðý bilinmektedir.
Son araþtýrmalar, zeytinyaðýnýn bol miktarda
fenolik antioksidan içeriði, kalýn baðýrsak ve meme patolojisiyle
iliþkili reaktif oksijen türleri(serbest radikaller) üzerinde kesin
önleyici niteliðe sahip olduðunu göstermiþtir. Bu maddelerin
antioksidan tesirleri sebebiyle, DNA hasarýna yol
açabilecek olan maddeleri nötralize ettikleri ve DNA üzerindeki
hasarýn tamirine yararlý olduðu düþünülmektedir.
Zeytinyaðýnýn
yapýsýnda bulunan mono-doymamýþ (tekli) yað asitleri, sindirim
kanalýnda, kalýn barsak kanseri oluþumunda rol oynayan,
safra asitlerinin üretimini azaltýrlar. Yaðlar midede deðil,
baðýrsaklarda sindirilmektedir. Zeytinyaðý, baðýrsak
boyunca mukoz membranýn bütünlüðünü saðlayarak, kolon kanserini
önlemeye yardýmcý olur.
British Medical Journal'da
yer alan bir araþtýrma raporunda, Ýspanyol bilim adamlarý, daha önceden
kanser hücresi aþýlamýþ olduklarý deney farelerini, farklý yaðlarla
beslediler. 5 aylýk gözlem devresinin sonunda zeytinyaðý
verilen farelerde, ötekilere oranla daha az kanser dokularý
saptandý.
Alman Kanser Araþtýrma Merkezi'nden Owen ve arkaþlarý,
zeytinyaðý kullanýmýnýn saðlýk üzerine tesirlerini deðerlendirdikleri
bir derleme çalýþmasýnda; bu yaðýn bünyesinde bulunan fenollerin,
antioksidan hususiyetleri sebebiyle bazý kanserlerin
(kalýn baðýrsak, meme ve deri) ve koroner kalp hastalýklarýnýn geliþmesini
engellediðini bildirdiler.
Ulusal Kanser Enstitüsü (American Cancer Society -Amerikan
Kanser Derneði- Kanser Gerçekleri ve Figürler, 1997)'ne göre meydana gelen tüm
kalýn barsak kanseri vakalarýnýn % 75'i, saðlýklý beslenme ile
önlenebilirdi. Oxford Üniversitesi'nin yaptýðý bir araþtýrma
sonucunda, zeytinyaðýnýn, kalýn baðýrsakta bulunan
ikincil öd asidi üzerindeki etkisinin, vücudu barsak kanserine
ve ileride oluþmasý muhtemel kolorektal kansere karþý koruduðu
saptandý.
"The Journal of Epidemiology and Community Health" (Ekim, 2000)
adlý dergide yayýnlanan araþtýrmaya, Amerika dahil 28 farklý ülkeden denekler
katýldý. Sonuçlar, zeytinyaðýnýn barsak mukusu üzerindeki
koruyucu etkisini delillendirilirken; araþtýrmaya göre zeytinyaðý
tüketen kiþilerde, kalýn barsak (kolon) kanseri görülme riski, daha düþük oranda
bulundu.
Oxford Üniversitesi'nden Dr. Micheal Goldacre ve doktorlar
tarafýndan yürütülen son araþtýrmada, zeytinyaðýnýn,
baðýrsak kanserine karþý koruyucu özelliðe sahip olduðu, kolon
kanserine karþý ilaç olarak kullanýlabileceðini belirlenmiþtir.
Doktorlar, zeytinyaðýnýn, baðýrsak kanserinin
baþlamasýný engellemek için midedeki asitle tepkimeye girdiðini keþfetmiþlerdir.
Oxford araþtýrmacýlarý, ayný zamanda zeytinyaðýnýn,
safra asidi miktarýný azaltarak ve DAO (diamin oksidaz adlý
enzim) seviyesini yükselterek, anormal hücre artýþýný engellediði ve
kansere karþý koruyucu olduðunu keþfetmiþlerdir.
Sevilla Üniversitesi'nden yayýnlanan makalede,
zeytinyaðýnýn trigliserit metabolizmasýna olan
etkisiyle, kalýn baðýrsak ve meme kanseri riskini,
romatoid artrit gibi otoimmün hastalýklarýn
oluþumunu azalttýðýný; safra kesesinin düzenli boþalmasýný
saðlamasý nedeniyle, keseleþme riskini azalttýðýný ve ayýca mide üzerine olan
etkisi nedeniyle de, ülser oluþma riskini azaltýrken, mevcut
ülserin de iyileþmesini kolaylaþtýðýný bildirdiler.
Kolon kanseri (kalýn baðýrsak), Batý'da en yaygýn kanser türlerinden
biri ve Amerika'da ikinci en yüksek kanser ölüm nedenidir.
Ulster Üniversitesi'nde baþkanlýðýný Prof. Ian Rowland'ýn yürüttüðü
araþtýrma ekibi, virgin(sýzma) zeytinyaðýndan ekstre edilen
fenol bileþiklerinin oluþturduðu karýþýmýn, kolon
kanserine karþý koruyucu olduðunu buldu. Araþtýrmanýn
kilit ismi Dr. Chris IR Gill, zeytinyaðýnca
zengin Akdeniz diyetinin detaylý araþtýrýldýðýný ifade etti. Laboratuvarda model
hücreler üzerinde invitro(cansýz) ortam kullanýlarak yapýldý.
Dr. Gill araþtýrma hakkýnda þunlarý söyledi:
"Zeytinyaðý
fenollerinin konsantrasyonunu artýrarak, bir kanser hücresi
hattýnýn 24 saat inkübasyonundan(kuluçka) sonra, DNA hasarýndan hücreleri
koruduðunu bulduk. Zeytinyaðý fenolleri, bir
baþka hücre hattýnda 48 saat sonra, karsinojenez (carcinogenesis) yolunda
anti-promoter (anti-etkinleþtirici) etki gösterdiler."
Epidemiyoloji ve toplum saðlýðý gazetesindeki bir haberde Goldacre þunlarý
söylüyor:
"Zeytinyaðý,
kolon kanserinin ilerlemesinden koruyucu bir etkiye sahip
olabilir. Zeytinyaðý, safra asidi miktarýný azaltýyor ve
baðýrsaklardaki hücre yenilenmesini düzenlediði düþünülen yararlý enzim
miktarýný artýrýr."
Araþtýrmacýlar, zeytinyaðýnýn deoksilik asit
olarak adlandýrýlan madde miktarýný azalttýðýný ve baðýrsaklardaki hücre
bölünmesiyle iliþkilendirilebilen diamin oksidase enzimini
düzenleyerek, baðýrsak kanserine karþý koruyucu bir etkisi
olduðunu tahmin etmektedirler. Hayvanlar üzerinde yapýlan eski araþtýrmalar,
zeytinyaðýnýn kanser ve tümör
oluþumunda aspir(papatyagiller familyasýndan bir yað bitkisi) ve balýk yaðýndan
daha faydalý olduðunu ortaya çýkarmýþtýr. Japon bilim adamlarý, saf
zeytinyaðýnýn güneþlendikten sonra deriye uygulanmasýnýn, yavaþ
büyüyen tümörle deri kanserine karþý korucu bir etkiye sahip
olabileceðini söylüyorlar.
Meme Kanseri
Amerikan Tabipler Birliði'nin, "Archive of Internal
Medicine" dergisinin 12 Ocak 1998 sayýsýnda bir makale yayýnlandý.
Ýsveç'teki Karolinska Enstitüsü'nden baþta Alicja Wolk olmak
üzere 8 bilim adamýndan oluþan bir ekip tarafýndan, 40-76 yaþ arasý 61471 kadýn
üzerinde, 4 yýl süren meme kanserleri üzerine, bir araþtýrma
yapýldý. Araþtýrmada, günde bir çorba kaþýðý zeytinyaðý
(yaklaþýk 10 g.) almanýn, ayný anda baþka yaðlý maddeleri azaltmak koþuluyla,
meme kanseri riskini % 45 oranýnda
düþürdüðü tespit edildi. Ayný derginin 27 Mart 2000 tarihli sayýsýnda
yayýnlanan bir çalýþmayla da, yüksek oranda zeytinyaðý tüketen
kadýnlarýn, göðüs kanserine yakalanma riskinin azaldýðý tespit
edilmiþtir.
Harvard Üniversitesi, Halk Saðlýðý Okulu Epidemiyoloji Bölümü Baþkaný Dr. Dimitrios Trichopoulos:
"Amerikalý kadýnlar, doymuþ
yaðlarýn yerine daha fazla zeytinyaðý tüketmiþ olsalardý,
göðüs kanseri riskinde %50 kadar azalma gerçekleþebilirdi.
Zeytinyaðý bazý habis tümör türlerine karþý koruyucu bir etkiye
sahiptir: Prostat, göðüs, kolon, pullu hücre ve yemek
borusu tümörleri gibi" dedi.
Chicago'daki Feinberg Üniversitesi'nden Dr.
Javier Menendez baþkanlýðýndaki heyet tarafýndan yapýlan ve sonuçlarý
Amerikan Onkoloji Yýllýðý'nýn son sayýsýnda yayýnlanan
araþtýrmaya göre zeytinyaðýnda bulunan oleik asit,
meme kanserine karþý koruyucu özellikler taþýyor. Oleik
asit, meme kanserinin tetikleyicilerinden olan
Her-2/Neu ya da ERB B-2 adlarýyla bilinen genin
harekete geçmesini engelliyor. Meme kanseri hastalarýnýn
%30'unda, bu genin aktif olarak rol oynadýðý ancak
zeytinyaðýndaki oleik asitin bu genin harekete
geçmesini büyük oranda engellediði belirlendi. Laboratuvar þartlarýnda yapýlan
deneylerde, meme kanserinde Her-2/Neu seviyesi,
oleik asit sayesinde %20 azaltýldý.
Kanserli hücreler üzerinde yapýlan deneyler, Her-2/Neu genini
etkisiz kýlan oleik asidin, tedavinin etkisini
de arttýrarak hastalarýn ömrünü uzattýðýný gösterdi.
Benzer bir çalýþmada Northwestern Üniversitesi araþtýrmacýlarý
tarafýndan yapýlýp, bu makale 10 Ocakta "Annals of Oncology"
dergisinde yayýnlanmýþtýr. Makaleye göre, zeytinyaðýndaki
mono-doymuþ yað asiti oleik asit, göðüs kanserlerinin
%25-30'undan sorumlu kanser genini felce uðratabiliyor.
|
|
|
|
Northwestern Üniversitesi, Feinberg School of Medicine'dan Prof. Ruth Lupu, makale sonuçlarý ile ilgili olarak:
"Bu sonuçlar diyet, göðüs
kanseri tedavisi ve önlenmesi üzerindeki heyecan verici bir araþtýrmada
bize yol gösterecektir" dedi.
Göðüs kanseri hücreleri üzerinde yapýlan bir seri laboratuvar
deneylerinde, göðüs kanserine neden olan Her-2/neu gen
ifadesinin, oleik asitle tedavi edildiðinde % 46'dan
daha fazla azaldýðý tespit edildi. Lupu ve arkadaþlarý,
oleik asitin hem Her-2/neu onkogen seviyesini
baskýladýðýný, hem de çok sayýda göðüs kanseri hastanýn
tedavisinde kullanýlan HerceptinTM (trastuzumab)
ilacýnýn etkinliðini artýrdýðýný buldular. Akdeniz diyeti gibi
oleik asitle zengin diyet, Her-2/neu pozitif olan
göðüs kanseri hastalarýnda, kanserli hücrelerin
Herceptin'e direncini geciktirmiþ
veya önlemiþtir.
Sýzma zeytinyaðýnda,
anti-kanser kimyasallarý tespit eden Ýspanyalý araþtýrmacýlarda, bu
kimyasallarýn, göðüs kanseri riskini
azalttýðýný belirtiyorlar. Araþtýrmacýlar, "sýzma zeytinyaðý"ný
parçalara ayýrýp laboratuvarda göðüs kanseri hücrelerine karþý
test ettiler. Bu çalýþmada, bitki kimyasalý olan
polifenol(bitkisel antioksidan) içeren tüm parçalarýn, göðüs kanseri
geni HER2'yi engellediði bulundu.
Polifenol adý verilen bileþikler, aþýrý aktif HER2
geni taþýyan hücrelerin, apaptosis denen bir iþlem sayesinde
kendi kendilerini yok etmelerini saðlarlar. Normal þartlarda
apaoptosis, kansere dönüþebilecek arýzalý hücrelerin
temizlenmesine yardýmcý olur. Herceptin ilacý
ise, HER2 genini hedefleyerek, yalnýzca belli hastalarda etkili
olur.
"BMC Kanser" dergisinin son sayýsýnda yayýnlanan araþtýrmada,
Catalan Onkoloji Enstitüsü'nden Dr. Javier Menendez,
zeytinyaðý açýsýndan zengin Akdeniz tipi diyetlerin, kalp
hastalýðý ve yaþlanmaya karþý da koruyucu etkisinin
olduðunu söyledi. Menendez:
"Bulgularýmýz ilk kez, sýzma zeytinyaðýndaki karmaþýk
fenollerin, göðüs kanserine neden olan, HER2
genini büyük ölçüde engellediðini gösterdi" dedi.
Bilim adamlarý oleik asitin en fazla zeytinyaðýnda
bulunduðunu, bu nedenle tüketiminin çok önemli olduðuna dikkat çekiyorlar.
Rahim Kanseri
"Journal Cancer and
Control" dergisinde yayýnlanan makalede;
aðýrlýklý olarak zeytinyaðý ile beslenen kadýnlarda %30
oranýnda rahim kanseri riskinin azaldýðýnýn
görüldü belirtildi. Zeytinyaðý aðýrlýklý beslenen Ýtalya,
Yunanistan ve Ýspanya gibi Akdeniz ülkelerindeki kadýnlarda,
diðer Avrupa ülkelerindeki kadýnlardan daha düþük oranda rahim kanseri
görülmektedir. Beslenmenin, daha düþük orandaki rahim kanserinde
rol oynayýp oynamadýðýný öðrenmek için; Bosetti ve arkadaþlarý
rahim kanseri 1031 kadýnýn beslenmesi ile kanser
hastalýðý olmayan 2411 kadýnýn beslenmesini karþýlaþtýrdý. Araþtýrma sonucunda
günlük belli bir miktar zeytinyaðý tüketen kadýnlarda
rahim kanseri oranýnýn, zeytinyaðý tüketmeyen diðer
kadýnlardan daha az düþük olduðu sonucuna vardýlar.
Prostat Kanseri
New York'ta Buffalo Üniversitesi araþtýrmacýlarýnýn yürüttüðü
çalýþmada, zeytinyaðý gibi bitkisel yaðlarda bulunan bir madde
olan ß-sitosterol'ün, prostat kanser
hücrelerinin oluþumunu engellemede yardýmcý olduðunu kanýtladý. Araþtýrmacýlar,
ß-sitosterol'ün, hücrelerin bölünmemesi emrini veren hücre içi
haberleþme sistemini güçlendirdiði, böylece hücre büyümesi kontrolsüz hale
gelmeden kanserin engellenebileceði sonucuna
varmýþlardýr.
Deri Kanseri
Cilt kanserine karþý: Skualen adlý madde,
deriyi ultraviyoleye dayanýklý hale getiriyor. Japonya'nýn
Kanazawa Üniversitesi'nden Budiyanto ve arkadaþlarýnýn fareler
üzerinde yaptýklarý bir araþtýrmayla ulaþýlan sonuca göre;
güneþlendikten sonra vücuda sürülen yüksek kaliteli natürel
zeytinyaðý, tümör oluþum riskini azalttýðý için deri kanserine
karþý koruyucu etki saðlamaya yardýmcý olduðu tespit edildi. Yine
keratin proteininin de, oksidasyonunu önleyerek saçlarýn
yumuþak ve parlak kalmasýný, týrnaklarýn soyulmasýný ve
kýrýlmasýný engeller.
ZEYTÝNYAÐI VE AIDS HASTALIÐI
Zeytinyaðý, AIDS hastalýðýnýn nedeni olan
HIV mikrobuna karþý savaþ açýyor. Granada Üniversitesi,
Madrid Carlos III Hastanesi'nden Organik Kimya uzmaný Prof. Andrés
García-Granados baþkanlýðýndaki bir grup araþtýrmacý, yaptýðý çalýþmada; maslinik
asitin(zeytin kýlýfýný saran, mum tabakasýnda bulunan
bir madde), HIV mikrobunun enfekte ettiði hücreden, hücre dýþý
ortama çýkmak için kullandýklarý serin-proteaz enzimini inhibe
ettiðini(enzim çalýþmasýný durdurduðunu) ortaya koydu.
Sonuç olarak, enfeksiyonun tüm vücuda yayýlmasýný engellemektedir. Granada'daki bilim adamlarý, zeytin-ezmesi yaðý kullanýmýnýn, AIDS mikrobu olan HIV'in yayýlmasýný %80 seviyesinde azalttýðýný gösterdi.
Zeytinyaðý, incebaðýrsaðý çalýþtýrýp kolesistokinin salgýsýný artýrarak, kabýzlýðý önler. Zeytinyaðý, katý yiyeceklerin sindirimini ve baðýrsaklardan geçiþini kolaylaþtýrýr. Zeytinyaðýnýn barýndýrdýðý bitkisel müshil, vücudun sindirim sistemini korur ve doðal bir müshil gibi çalýþýr. Sýzma zeytinyaðý, tek baþýna alýnabileceði gibi, eðer tadý sevilmiyorsa, biraz limon suyu ile de karýþtýrýp alýnabilinir. Bir çorba kaþýðý zeytinyaðý ile orta büyüklükte bir limonun suyu karýþtýrarak, her sabah aç karnýna içilir. Zeytinyaðý, iyi bir laksatiftir. Sürekli kabýzlýk çekenlerin, sabahlarý aç karnýna bir bardak suyla, 2 kaþýk zeytinyaðý almalarý gerekir. Dövülerek içine zeytinyaðý karýþtýrýlmýþ incir; mide ve baðýrsaklarý temizlemek için yenilen bir çeþit saðlýk reçetesidir. Zeytinyaðý Fitili; Kalýn baðýrsaðý temizlemede etkilidir.
|
|
MÝDE VE SÝNDÝRÝM SÝSTEMÝNE ETKÝLERÝ
Midenin çeþitli yaðlý besinlere gösterdiði tolerans, kiþiden kiþiye deðiþir. Ama
genel olarak, bol yaðlý bir yemek, insana aðýrlýk duygusu verir.
Yemek yaðlý olduðunda, mide her zamankinden geç boþalýr. Ne var ki 10
g.(1 çorba kaþýðý) zeytinyaðý, ister çið, ister önceden
ýsýtýlmýþ olsun, midenin boþaltma süresinde deðiþiklik yapmaz. Mide tarafýndan
en iyi tolere edildiði, baþka bir deyiþle hazmý en kolay yað
olduðu için, vücudun vitamin ve mineralleri almasýný da
kolaylaþtýrýr.
Zeytinyaðýnýn, mide iç zarýný koruyucu etkisi
olduðu, araþtýrmalarla ortaya konulmuþtur. Bu da ülser
geliþimini engellemede önemli bir avantaj oluþturur. Mukozayý korur,
sindirim ve emilim sistemi
bozukluklarý, barsak hastalýklarýný önler. Sýcak ve
soðuk tüketildiðinde, mide asitliðini ayarlar, gastrit ve
ülsere karþý koruyucudur.
Zeytinyaðý, mide ülseri ve kansere karþý
koruyucudur. Akdeniz diyetinin ana kaynaðý olan zeytinyaðýnda
bulunan polifenoller, Helicobacter pylori
bakterisinin neden olduðu enfeksiyonu önleyebiliyor. Ýspanya Grasa Enstitüsü,
Valme Hastanesi'nden bir grup araþtýrmacý, simule edilen in vitro þartlar
altýnda, polifenolce zengin ekstra virjin
zeytinyaðýnýn, antibiyotiklere dirençli olduðu
bilinen H.pylori'nin 8 suþuna karþý
antibakteriyal etkisinin olduðunu rapor etti. "Journal of
Agricultural and Food Chemistry" dergisinde editör Concepcion Romero:
"Bu sonuçlara bakýldýðýnda,
ekstra virjin zeytinyaðýnýn, peptik
ülser ve gastrik kansere karþý kemoprotektif
(kanserle mücadele) ajan olabilirliði açýktýr" diyor.
Araþtýrmacýlar, daha önceki çalýþmalarda yeþil çay, kýzýlcýk þurubu
ve bazý diðer doðal besinlerin, H.pylori'nin geliþmesini
inhibe ettiðini gösterdi. Midenin asidik ortamýnda yaþayabilen
bu bakterinin, peptik ülser ve gastrite neden
olduðu bilinmektedir.
Yeni çalýþma ilk kez laboratuvar deneylerinde kullanýlan zeytinyaðý
polifenollerin potansiyel anti-H. pylori rolü
araþtýrýldý. Ekstra virjin zeytinyaðýnda
bulunan saðlýða yararlý fenolik bileþikler, midenin asidik
ortamýnda saatlerce kalabiliyor.
Aslýnda, simulasyon þartlar altýnda araþtýrma sonuçlarý þunu göstermiþtir:
Zeytinyaðýnda bulunan polifenollerin yarýsý,
gastrik sývýnýn su fazýna difüze olabiliyor ve bu fenoller, en
yüksek anti-H. pylori aktivitesi göstermektedir. Romero:
"Sonuçlar, secoiridoid aglycons bileþiklerinin, gastrik sývýnýn asidik ortamýnda parçalanmadýðýný gösterdi. Bu bileþikler, zeytinyaðýnýn en güçlü anti-H. pylori bileþikleridir" dedi.
Crespi, zeytinyaðýnýn
farelerde, Shay'ýn deneysel ülserini engellediðine iþaret etmiþtir. Öte yandan
Taits, ülserli 102 hastayý tedavi ederken, hayvansal yaðlarý,
zeytinyaðý ile deðiþtirmenin, olgularýn %33'ünde lezyonlarda
bir azalma ve %55'inde ülser nedbeleþmesi(doku yitimlerini onarma süreci)
yaptýðýný, buna aþýrý asit salgýsý ve antral hipermotilitede bir iyileþmenin
eþlik ettiðini bulmuþtur.
Ancel Keys, Akdeniz ülkelerinde kalp ve damar hastalýklarýna çok az
rastlanmasýnýn nedenini araþtýrmýþ. Bütün yemeklerde sadece natürel
sýzma zeytinyaðý kullanan bu hastalarda, ülser yaralarýnýn
kapanma oranýnýn % 55 olduðunu saptamýþtýr.
Sabah aç karnýna, sindirimi kolaylaþtýrmak, mide
yanmasý ve gaz problemlerine, iþtahsýzlýða
karþý mideyi güçlendirmek için bir
çorba kaþýðý sýzma zeytinyaðý içilir.
Kuru incir
ve zeytin, mide aðrýlarýna, hatta
ülsere karþý þifadýr: Kýrk tane kuru incir, ortadan yarýlarak bir
kavanoz içine konur. Üzerlerini kapatacak þekilde sýzma yaðý
dökülür. Ýncir zeytinyaðýnýn içinde kýrk gün bekletilir. Sonra,
her sabah aç karnýna, kavanoz bitinceye kadar bir incir alýnýp yenilir.
SAFRA KESESÝ TAÞINA ETKÝSÝ
Zeytinyaðý
ayrýca gastrik hareketliliði azaltýr. Bunun sonucu olarak dolgunluk hissi verir
ve midedeki besinlerden maksimum derecede faydalanýlmasýný saðlayacak þekilde,
yavaþ ve azar azar ince barsaða geçiþi saðlar. Mideden geçen bütün yaðlar, ince
baðýrsaða doðru aktarýlmadan önce, küçük damlacýklar haline dönüþtürülürler.
Safra bu dönüþümü kolaylaþtýrýr.
Zeytinyaðý, yararlý etkilerini yaðlarýn sindirimini tetikleyen
öd salgýsýnýn aktivitesine borçludur. Zeytinyaðý,
karaciðer ve safra kesesi fonksiyonunu uyararak safrayý arttýrýr.
Sarýlýkta çok faydalýdýr, karaciðer aðrýlarýný giderir.
Zeytinyaðýnýn hepato-biliyer(karaciðer ve safra kesesi)
sistemi üzerindeki etkilerinden biri, optimal safra salgýsý
emilimini saðlamasý ve safra kesesini tamamen boþaltmasýdýr.
Karaciðerde safra tuzlarýnýn sentezlenmesini uyarmasýnýn yaný
sýra, kolesterol atýlým miktarýný da çoðaltýr.
Sindirim sistemine ait organlarýn bir denge içinde çalýþmasýný saðlayan, hormon
benzeri bir madde olan kolesistokinin salgýlanmasýnda alýnan
gýdalarýn cinsi etkili rol oynar. Zeytinyaðý yenildikten sonra
salgýlanan kolesistokinin, safra kesesi
kasýlmasýný uyarmanýn dýþýnda, safra kanalýnýn baðýrsaktaki aðzý olan
oddi büzücü kasýnýn, daha uzun süre açýk kalmasýný saðlar. Bu da,
safra kesesi tembelliði, safra taþý oluþumu ve
sindirim güçlüðü gibi saðlýk sorunlarýný ortadan kaldýrýr.
Safra da, ince baðýrsaða geçer geçmez lipitlerin ince baðýrsak
mukozasýndan emilecek þekilde parçalanmasýný saðlar.
Safra kesesi taþý, kolesterol veya safra sývýsýnýn
katýlaþmasýndan oluþan sert bir bileþimdir. Düzenli olarak
zeytinyaðý tüketilmesi, böbrek ya da
safra taþlarýnýn oluþmasýný önlemektedir. Heaton, safra kesesinin
kolesterolden temizlenmesine yardýmcý olur. Safra
kesesi týkanýklýðýnda ve taþýnda; sabahlarý aç karnýna
50-100 gr. Zeytinyaðý alýnýr ve tedaviye 1 hafta devam edilir.
Zeytinyaðý, yararlý etkilerini yaðlarýn sindirimini tetikleyen
safra salgýsýnýn aktivitesine borçludur; çünkü bunlar safra
salgýsý tarafýndan sindirilir.
Chauffard ve Dupre, eski zaman doktorlarý tarafýndan da iyi bilinen bu yararlý
etki nedeniyle, 1988'e kadar, zeytinyaðýnýn ampirik(deneysel)
bir ilaç olduðunu ve oruç tutarken sabahlarý büyük dozlarýn (günde
200-300 gram) tavsiye edildiðini ileri sürmüþtür. Singer ve Pavel gibi diðer
araþtýrýcýlar, her zaman, zeytinyaðýnýn
kolesistopatilerin(safra kesesinin az çalýþmasý, karaciðere kolesterol
taþýnmasýnda artýþ) tedavisinde yararlý olduðunda birleþmiþlerdir. Ýtalya'da
zeytinyaðý tüketiminin daha yüksek olduðu bölgelerde,
safra taþý oluþumunun daha seyrek olduðunu bulan Messini ve
Cairelli'nin çalýþmalarýyla doðrulanmýþtýr.
Halsizlik, safra kesesi taþý: Hint cevizi (noix
muscade) zeytinyaðý. Safra-böbrek sifonu tedavisi de denilen
basit bir tedavi vardýr. Zeytinyaðýný elma suyu, epsom
tuzu(magnezyum sülfat) ve limon suyu ile
karýþtýrýp içilir. (Andreas Moritz, "Harika Böbrek Temizleme Yöntemi')
DÝYABETTE ZEYTÝNYAÐI
Tekli doymamýþ yað asitlerinin, kan þekerini düþürücü
bir etkisinin olduðu, pek çok çalýþmayla kanýtlanmýþtýr. Zeytinyaðýnýn
diyabetli hastalarda kandaki þeker oranýný %12
oranýnda azalttýðý tespit edilmiþtir.
Çoklu doymamýþ yaðlarda(Omega 6), þeker
hastalýðýna karþý mücadelede koruyucu etki gösterir. Kandaki
insülin oranýnýn düþmesini kolaylaþtýrýr. Kan þekerini,
pankreas tarafýndan salgýlanan, insülin düzenler.
Zeytinyaðýnýn içerdiði, oleik asit, pankreas
enzimlerinin çalýþmasýný uyarýr.
II. Federico Üniversitesi, Dahiliye ve Metabolizma Hastalýklarý Bölümü'nden
A. A. Rivellese, G. Riccardi ve M. Mancini:
"Zeytinyaðý, insülin direncini engeller ve
kandaki glikozun daha iyi kontrolünü, tedavinin daha etkili olmasýný saðlar"
dedi.
Zeytinyaðý, þeker hastalýðýyla çok yakýndan
iliþkisi olan pek çok risk faktörünü önleyici etkisi vardýr.
Zeytinyaðý, diyabet
hastalarýnda kalp hastalýklarý riskini önlüyor.
Pre-diyabet ve metabolik sendrom üzerine
ulusal bir kongrede sunulan bir araþtýrmaya göre, Tip 2 diyabet
hastalarýnýn yiyeceklerine eklenen zeytinyaðý, kalple
ilgili riskleri azaltabiliyor.
Tunus Monastir Biyokimya Laboratuvarý baþkaný Dr. Mohammed
Hammami, kardiyovasküler hastalýklara karþý koruyan Akdeniz
diyetinin potansiyel mekanizmasýný tanýmlamak için baþlattýklarý çalýþmada,
Tip 2 diyabet hastalarý üzerinde beslenmesinde dahil olduðu
homosistein(yeni kolesterol) ve diðer kardiovasküler
risk faktörleri arasýndaki iliþkiyi analiz etti.
Dr. Hammami'ye göre, plazma homosistein düzeyi, ekstra
virjin zeytinyaðý tüketen diyabet hastalardan, az veya hiç tüketmeyen
diyabetli hastalarda daha düþük bulundu. Yapýlan çalýþmayý,
kardiyovasküler risk faktörleri özellikle de
homosistein düzeyi üzerinde, Akdeniz diyetinin yararlý etkilerini
gösteren diðer çalýþmalar da desteklemektedir.
Zeytinyaðýnýn farklý bileþiklerinin etkilerini araþtýrmakla
çalýþmasýna devam ettiðini söyleyen Dr. Hammami, zeytinyaðýnda
bulunan oleik asit ve diðer minör bileþikler,
vitamin ve polifenollerin, homosistein
düzeyini düþürdüðünü gösterdi.
OBEZÝTE VE ZEYTÝNYAÐI
Ýnsülin, kanda bulunan glikozun(þeker),
glusidlerin(kan þekeri endeksi) sindirilmesinden sonra ihtiyacý olan
hücrelere girmesine ve glikojen halinde karaciðerde
ve kaslarda depolanmasýna olanak saðlar. Ancak insülinin
etkisiyle, fazla glikoz yaða dönüþür.
Pek çok çalýþma, zeytinyaðýnýn þiþmanlama üzerinde dolaylý olumlu etkisi
olduðunu ortaya koymuþtur. Oleik asit kandaki þekeri
düþürür, böylece fazla insülini azaltarak, insüline
karþý hassasiyeti düzene sokar. Zeytinyaðý, aþýrý
þiþmanlarýn metabolizmasýndaki bozukluklarýn azaltýlmasýnda da yarar
saðlar. Harvard Üniversitesi Halk Saðlýðý Okulu'ndan Frank
Sacks:
"Zeytinyaðý
açýsýndan zengin bir diyet, aþýrý þiþmanlýðý kontrol altýna almada ve tedavi
etmede, düþük yaðlý bir diyetten daha etkilidir. Ayrýca daha uzun süreli
kilo kaybýna neden olur ve kiloyu korumak
daha kolaydýr" diyor.
Wageningen Üniversitesi'nden Profesör Kim Knoops tarafýndan
yürütülen çalýþmada, obez deneklerin de Akdeniz tipi beslenme
sayesinde önemli ölçüde kilo verdikleri, tansiyonlarýnýn normale döndüðü,
þeker, kolesterol ve trigliserit oranlarýnýn düzeldiði ifade
edildi.
Avrupa'nýn 11 ülkesinde 10 yýl süreyle, saðlýðý iyi, sigara içmeyen, az alkol
kullanan ve fiziksel olarak aktif 2339 kiþi üzerinde yapýlan çalýþmanýn
sonuçlarý, ABD'de Amerikan Týp Birliði Dergisi'nde yayýnlandý.
Wageningen Üniversitesi'nden Profesör Kim Knoops tarafýndan
yürütülen çalýþmada deneklere, meyve, sebze, zeytinyaðý ve
balýktan oluþan "Akdeniz Diyeti" uygulandý. 180'i obez olan
deneklerin, Akdeniz tipi beslenme sayesinde iki yýl içinde önemli ölçüde kilo
verdikleri, tansiyonlarýnýn normale döndüðü, þeker, kolesterol ve
trigliserit oranlarýnýn düzeldiði, iyi kolesterol
oranlarýnýn arttýðý belirtildi.
|
|
MENAPOZ
Zeytinyaðýnda bulunan, östronlar;
östrojen hormonudur. Zeytinyaðýnýn, östrojen
hormonlarýnýn takviyesi yönünden, menopoz dönemindeki kadýnlar
için de önemli olduðunu kanýtlayan bilimsel çalýþmalar vardýr.
BÖBREKLER
Zeytinyaðý, tekli doymamýþ yað asitleri
içeriði nedeniyle, böbrek taþlarýna neden olan kolesterol
üretimini azaltarak, böbrek taþý oluþum riskini düþürür.
Ýçindeki klor sayesinde böbreðin çalýþmasýna
yardýmcý olur ve böylece vücudun atýklardan arýnmasýný
kolaylaþtýrýr.
ZEYTÝNYAÐININ: BÜYÜMEYE ETKÝLERÝ
Süt çocuklarýnýn kalori alýmýnýn yaklaþýk % 50'si lipit þeklindedir ve bunun % 10'unu çoklu doymamýþ yað asitleri oluþturur. Sütten kesildiði zaman, bebeðin hâlâ oldukça büyük miktarda lipitlere gereksinimi vardýr. Bebeklerde esansiyel yað asidi yetersizliðinin görülmesi pek mümkün deðildir; fakat linoleik asit alýmýnýn az olmasý geliþmeyi geciktirebildiði gibi, deri, karaciðer ve metabolik bozukluklarda oluþturabilmektedir.
Doðum öncesi ve sonrasýnda bebek
beyninin ve sinir sisteminin, saðlýklý bir
þekilde geliþebilmesi, beslenmeyle doðrudan baðlantýlýdýr. Zeytinyaðý,
bu açýdan da vazgeçilmez bir besindir. Çünkü zeytinyaðý, çocuk
geliþiminde hayati önem taþýyan yað asitlerini, anne
sütüne eþ miktarda içerir. Zeytinyaðýnda bulunan
oleik asit, annesini emerek beslenen bebeðin sinir
dokularýnýn geliþimi açýsýndan çok faydalýdýr.
Zeytinyaðý, anne sütüne en yakýn miktarda linoleik asit
içerir. Yaðsýz inek sütüne zeytinyaðý katýldýðýnda anne
sütü kadar doðal bir besin kaynaðý özelliði kazanýr. Zeytinyaðý,
aslýnda oldukça düþük miktarda esansiyel yað asitleri temin
eder, fakat linoleik/linolenik oraný anne sütünde
bulunana benzerdir.
|
Ýnsan
sütü, hayvansal ve bitkisel yaðlarda bulunan "yað asitleri"nin
karþýlaþtýrýlmasý.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Çoklu doymamýþ yaðlarýn yeterince
alýnmamasý, çocuklarýn beyin hücrelerinin
zarlarýnda bozukluklara, sonucunda da öðrenme güçlüðü
ve davranýþ bozukluðuna neden olabilir. Sinirlerde akýþkanlýk
için gereken enzimlerde eksilmeye, retinada rahatsýzlýklara,
hücrelerin bazý toksinlere olan dirençlerinde düþüþe yol
açabilir. Linoleik asidin eksikliði,
geliþimin yavaþlamasýna ve hatta birtakým deri rahatsýzlýklarýnýn
ortaya çýkmasýna neden olur.
KEMÝK GELÝÞÝMÝNE YARDIMCI OLUR
Kemikler, organizmanýn mineral yapýlarýnýn deposunu oluþturur.
Kemiklerde mineral birikimi olmadýðý takdirde, kemik
erimesi gibi ciddi rahatsýzlýklar ortaya çýkar. Bu bakýmdan,
zeytinyaðýnýn, iskelet yapýsý üzerinde çok olumlu
katkýsý vardýr. Zeytinyaðýnýn içerdiði, A, D,
E ve K vitaminleri, çocuklarýn
ve eriþkinlerin kemik geliþimine yardýmcý
olmasý, kalsiyumu sabitleyerek kemikleri güçlendirmesi
bakýmýndan oldukça önemlidir. Ayrýca, kemik mineralizasyonunu (minerallerin
kemiklerde çökmesini saðlar) harekete geçirerek kalsiyum kaybýný
engeller.
Zeytinyaðý, kemik ve vücut geliþmesi açýsýndan önem
taþýmaktadýr. Ýnsanlarda kemik oluþumunu olumlu yönde
etkileyerek vücudun iskelet yapýsýný güçlendirir. Bu özelliði
ile bir yandan büyümeye yardýmcý olduðu için çocuklar, öte
yandan da kemik erimesini (osteoporoz) frenlediði için
eriþkinler, özellikle kadýnlar için çok yararlýdýr.
Çocuklarý raþitizmden korur. Günde birkaç damla
zeytinyaðý, bebeðin geliþimine büyük katký saðlar.
Yaþlýlýkta diðer ciddi bir problem de kemik
kalsifikasyonudur(Kemiklerdeki kalsiyumun kaybý, kireçlenme). Laval-Jeantet
tarafýndan yapýlan çalýþmalara göre, zeytinyaðýnýn yararlý bir
etkiye sahip olduðu görülmektedir. Bu etki doza baðýmlý da olabilir. Çünkü ne
kadar fazla zeytinyaðý yenirse, ortaya çýkan kemik
mineralizasyonu da o kadar iyi olmaktadýr. Kemiklerin yapýsal lipitleri
içinde büyük miktarlarda oleat bulunur.
Güney Fransa'da yürütülen araþtýrmada doðrulandýðý gibi, saðlýklý bir
kemik mineralizasyonu elde edebilmek için, esansiyel yað asitlerinin
öngörülen düzeylerde temin edilmesi ile birlikte, diyetle yeterli miktarlarda
oleat alýnmasýna da gereklidir. Zeytinyaðý
içeren bir diyet, böyle bir oleat alýmýný tümüyle
karþýlamaktadýr. Fransýz araþtýrmacýlarýna göre, zeytinyaðý,
eriþkinlikte yaþlanmanýn neden olduðu kalsiyum kaybýný önlemek
için gereklidir. Musahipzade Celâl'in, "Eski Ýstanbul Yaþayýþý"nda:
Zeytinyaðý, vücuda kalsiyum alýnýþýný kolaylaþtýrýr, kireçlenmeyi
önler der. "Laval-Jeantet" de baþka bir çalýþmada,
zeytinyaðýnýn, kemiklerin sertleþmesini kolaylaþtýrdýðýný, bu nedenle
de zeytinyaðý tüketilmesinin kemik erimesini önleyen
etkenlerden biri olduðunu ortaya çýkardý.
EKLEM ENFEKSÝYONUNU ÖNLER
Ýltihap ve kireçlenme, kiþide büyük ölçüde
aðrý, þiþme veya sertleþmeye neden olur. Bu da kiþinin hareketlerini
önemli oranda kýsýtlar. Kahvaltýdan önce alýnan bir çorba kaþýðý
zeytinyaðý, bu aðrý ve semptomlarý azaltýp, hastalýklarýn oluþmasýný
engellemektedir. Zeytinyaðý, mevcut en güçlü anti-iltihapsal
yiyeceklerden biridir. Zeytinyaðý, eklem hastalýðý
riskini azaltmaktadýr. Linos tarafýndan, 145 romatizmal eklem iltihabý
çeken, 188 saðlýklý insan üzerinde Yunanistan'da bir araþtýrma yapýldý. Bu
araþtýrma, hastalýða yakalanma riskinin, sýzma zeytinyaðýný
tüketen grupta, 2,5 kez daha düþük olduðunu gösterdi. Bu sonuca etkisi olduðu
sanýlan oleik asit, iltihaplanmayý kolaylaþtýran maddelerin
oluþumuna karþý savaþýr.
Araþtýrmacýlarýn raporlarýna göre, bol miktarda zeytinyaðý ve
piþmiþ sebze yiyenlerin, romatizmal artrit
geçirme riskleri azalabilmektedir. Yunanistan'da yapýlan araþtýrmaya göre
romatizmayý önlüyor. Amerika'da yapýlan araþtýrmada iyi kalite
zeytinyaðýnýn içinde bulunan kimyasal maddelerin, ayný bir aðrý kesici
gibi etki gösterdiði ortaya çýkarýldý. Aðrý kesiciden farký yok.
Her gün bir çorba kaþýðý tüketilen
zeytinyaðýndan, aðrýyan yerler ovularak acýlar
azaltabilinir. Vücuttaki tutulmalarý azaltmak için, zeytinyaðlý
masajlar yapýlýr. Zeytinyaðý tortusu, siyatik, mafsal
aðrýlarýna, sürülürse iyi gelir. Zeytinyaðý, romatoid artritleri
önlemeye yardýmcý olur.
|
|
KAS
KRAMPLARI VE AÐRILARINDA YARARLI
Sonuçlarý Ýngiliz bilim dergisi ''Nature''da yayýnlanan
araþtýrmayý yürüten ABD'nin Philadelphia'da
faaliyet gösteren Monell Kimya Merkezi araþtýrmacýlarýnýn
lideri Paul Bresling, sýzma zeytinyaðýnda ''Ýbuprofen''
adlý aðrý kesicilerde bulunan bir maddeye rastlandýðýný
açýkladý. Bilim adamý, sýzma zeytinyaðýnýn içinde bulunan ve genizden
geçerken yakýcýlýk veren maddenin, ayný Ýbuprofene
benzeyen özelliðe sahip olduðunu söyledi. Bresling, düzenli olarak günde 50 gram
soðuk presle sýkýlmýþ sýzma zeytinyaðý
kullanýmýnýn, günlük olarak tavsiye edilen Ýbuprofen dozajýnýn
%10'una denk aðrý kesici etkisinin bulunduðunu belirtti.
Araþtýrmada, önerilen düzeyde sýzma zeytinyaðý yemenin,
migren gibi genellikle kronik aðrýlarýn etkilerini
azalttýðý da ifade edildi.
Monell Chemical Senses Merkezi ve Philadelphia The Sciences Üniversitesi'nden bilim adamlarýnýn raporuna göre; extra virgin zeytinyaðlarýn yapýsýnda doðal olarak bulunan oleocanthal kimyasal bileþiði, non-steroidal anti-inflammatory özellikte bir maddedir (steroid olmayan anti-inflamatuar).
Araþtýrma sonuçlarý, giderek þiddeti artan inflamasyonun, çeþitli kronik hastalýklarda anahtar bir rol oynamasýndan dolayý önem taþýmaktadýr. Biyolog Gary Beauchamp (Monell, PhD), Akdeniz mutfaðýnýn saðlýk üzerine bazý etkilerinin, kaliteli (birinci sýnýf) zeytinyaðlarýnýn yapýsýnda bulunan oleocanthalýn doðal anti-COX aktivitesinden kaynaklanabileceðini ortaya koydu. Sonuçlar, "Nature" dergisinin "Eylül Bülteni"nde yayýmlandý.
Monell ve The Sciences
Üniversitesin'den bilim adamlarý, oleocanthal ve
ibuprofen arasýndaki sensory (duyumsal) benzerlikleri ve ortak
farmakolojik özellikleri araþtýrdý. Çalýþmalar, ibuprofen gibi
oleocanthal bileþiðinin de COX-1 ve COX-2 enzimlerinin
aktivitesini inhibe ettiðini gösterdi. COX aktivitesinin inhibisyonuna,
ibuprofen ve diðer non-steroidal anti-influmatuar yatýþtýrýcýlarýn (NSAIDs)
anti-inflamatuar fonksiyonu sebebiyet verir. Elde edilen yeni sonuçlar,
oleocanthalýn doðal anti-inflamatuar madde olduðunu
gösteriyor.
-Ayný miktarda sýzma
zeytinyaðý ile karanfil yaðý karýþtýrýlýr. Bir havlu sýcak suya
batýrýlýp sýkýlýr ve kramp olan bölgeye birkaç dakika boyunca bastýrýlýr. Sonra
ýsýnmýþ olan kas bölgesine hazýrlanan karýþým sürülür.
-Aðrýyan adaleye, zeytinyaðýyla
biberiye karýþtýrýlýp masaj yapýlýr.
-Zeytinyaðý ve birkaç damla sarýmsak;
eklem, diz ve tüm kemiklere iyi gelir.
-Romatizma aðrýlarý için, dövülmüþ kuru defne
yapraklarýný, zeytinyaðý içinde sulandýrýp krem haline
getirilir, aðrýyan yere bolca sürülür.
DERÝ YARALANMALARINDA
ZEYTÝNYAÐI
Zeytinyaðýnýn, polifenol
bileþenleri, kozmetik ve ilaç sanayinde deri
hasarýný önleyici olarak kullanýlan (tokoferoller gibi - Antioksidan (oksitlenmeyi
önleyici) etki gösteren bir grup tokoferol denilen maddelere kýsaca E vitamini
denmektedir.) geleneksel antioksidanlarla karþýlaþtýrýlmýþtýr.
Sonuçlar, polifenenollerin radikalleri (hücrelere, canlýya
zarar verebilen) yok etmede en yüksek etkinliðe sahip olduðunu göstermiþtir.
Kesiklerin üzerine zeytinyaðý koyma alýþkanlýðý çok
eski zamanlardan bu yana bilinmektedir. Zeytinyaðý,
yaralarýn tedavisinde kullanýlan merhemlerin
ana maddelerinden birini oluþturmaktadýr.
- Aðýz içindeki yaralarda, zeytin yapraðý
çiðnenir.
- Apseli ve akýntýlý yaralarda; mürsafi,
mesteki, sarýsabýr, çam sakýzý, terebentin, birer tatlý kaþýðý alýnarak yeteri
kadar zeytinyaðý ile merhem yapýlýr, yaraya sürülür.
- Deri yýrtýlmalarý veya kesiklerde,
zeytinyaðýný, arý balmumu, doðranmýþ soðan ve kuyruk yaðý ile
karýþtýrarak yara merhemi olarak kullanýlýr.
- Düþme, çarpma sonunda oluþan morluklarda, hemen
zeytinyaðý sürülür.
- Zeytinyaðý, kafa derisine sürüldüðünde kepekleri
yumuþatarak uzaklaþtýrýlmalarýný kolaylaþtýrýr.
- Alerjik çocuklarýn tedavisinde, saç dökülmesinde,
çatlamýþ derilerin tamirinde, kaynatýlmýþ ve süzülmüþ ýlýk zeytinyaðý,
doðal bir ilaç görevi görmektedir.
- Keratin proteininin oksidasyonunu önleyerek saçlarýn yumuþak
ve parlak kalmasýný, týrnaklarýn soyulmasýný ve kýrýlmasýný
engeller.
- Zeytinyaðý, yað asitleri eksikliði nedeniyle oluþan egzamalarý
azaltýr. Eþit miktardaki zeytinyaðý, çið süt
ve su, iyice karýþtýrýlýp, egzamaya sürülür.
- Yapraklarý ile taze dallarý dövülerek, yara
üzerine konulur. Siyatik için de uygulanýr.
- Yakýcý aðrýlara sebep olan zona cilt hastalýðýnda,
önce eþit oranda karýþtýrýlan su ve sirke ile kompres yapýldýktan sonra,
zeytinyaðý ile masaj yapýlýr.
- Cildin nemli kalma yeteneðini arttýrýr. Cilt
yanýklarý, deride çizik, yara veya enfeksiyon durumunda, üzerine merhem niyetine
uygulanabilinir.
- Týraþ köpüðü yerine kullanýlabilir.
- Ödem oluþmasýný önleyicidir.
- Sivrisinekler ve karasinekler,
zeytinyaðý sürülmüþ cildi ýsýrmazlar.
- Eðer kene yapýþalý bir saatten az olmuþsa,
üzerine birkaç damla zeytinyaðý damlatarak öldürmeye çalýþýlýr.
Zeytinyaðýný 10 ila 15 dakika kadar tutulur, büyük ihtimalle
kene düþecektir. Eðer kene, 2 saatten uzun kalmýþsa ve düþmemiþse mutlaka týbbi
yardýma baþvurmalýdýr.
- Denizanasý ýsýrýklarýnda, tedavide zeytinyaðý
kullanýlýr. Zeytinyaðýndan bir miktar ýsýrýlan bölgeye sürülür.
Yine de hemen týbbi yardýma baþvurulmalýdýr. Çünkü denizanasý ýsýrýklarý,
çeþitli tehlikeli komplikasyonlara yol açabilir.
- Soðuktan donmaya karþý, 3O'ar gr zeytinyaðý,
nane yaðý ve amonyaðý karýþtýrýlýr. Söz konusu bölgeye ovarak yedirilir.
|
|
GÜNEÞ YANIÐI SONRASI ZEYTÝNYAÐI TEDAVÝSÝ
Amerika'nýn beslenme uzmaný Ancel Keys:
"Ciltlerine radyasyon verilmeden önce zeytinyaðý sürülen hastalarda, zeytinyaðýnýn radyasyona karþý kesin ve tam bir koruyucu madde olduðu saptanmýþtýr" der.
- Aðrýlý güneþ yanýklarýnda,
kýzarmýþ deri, zeytinyaðý ile ovularak rahatlatýlýr. Hatta çoðu
zaman güneþte aþýrý kalma sonucu oluþan yýpranmýþ ciltte
zeytinyaðý ile onarýlabilinir. Zeytinyaðý, güneþten
korunmayý saðlamaz. Sonrasýnda oluþacak acý ve aðrýlarý hafifletmede
yardýmcý olur.
- Ayný miktarda sýzma zeytinyaðý ve
su karýþtýrýlýr. Mayonez kývamýnda yumuþak bir karýþým elde
edinceye kadar çýrpýlýr. Ýlgili bölgeye sürülür.
- Yýpranmýþ cilt için zeytinyaðý ve papatya
çayýndan oluþan bir kompres yapýlýr. Ýlgili bölgeye uygulanýr.
- Yanýklarda: Yumurta aký, zeytinyaðýyla
karýþtýrýlýp yanýk yarasýnýn üzerine uygulanýr.
- Havacýva otu, zeytinyaðý ile merhem haline getirilerek
yanýklara sürülür.
- Zeytinyaðýný, biraz tentürdiyotla
karýþtýrarak eczanelerde satýlanlardan çok daha ucuz ve saðlýklý bir
güneþ yaðý elde edilebilinir.
- Güneþte uzun süre kalmaktan oluþan cilt kuruluðu
için, zeytinyaðý sürülmelidir.
- Zeytinyaðý, sýcak olarak içilirse, basur
þikâyetlerini giderir.
- Arý veya sivrisinek ýsýrýklarýnda,
þiþen bölgeye zeytinyaðý sürülür.
- Egzamaya karþý, zeytinyaðý sürülür.
- Mantar hastalýðýný önlemek için: Lapa haline getirilmiþ
zeytin yapraklarý, gerekli bölgeye konulup bekletilir.
- Ayrýca içindeki klor sayesinde de böbreðin çalýþmasýna
yardýmcý olur ve böylece vücudun atýklardan arýnmasýný kolaylaþtýrýr. - Bunlarýn
yaný sýra beyin damarlarýnýn saðlýðýna da olumlu etkisi vardýr.
- Varislere, zeytinyaðý ile masaj yapýlýr.
KULAK AÐRILARINDA
Kulak aðrýlarýný dindirmek, týkanmýþ kulaklarý
temizlemek için de iki damla ýlýk zeytinyaðý
kullanýlabilir. Aðrýyan kulak üstte kalacak þekilde, baþ, bir havlunun üzerine
konulur. Birkaç dakika uzanýlýr. Sonra öbür tarafa dönülür ki zeytinyaðý
kulaktan havluya aksýn.
BOÐAZ AÐRISI VE ÖKSÜRÜKTE
Miami Üniversitesi Týp Fakültesi'nden D. Peck;
zeytinyaðýnýn, baðýþýklýk sistemini güçlendirdiði
ortaya çýkarmýþtýr. Zeytindeki polifenollerin,
salmonella, kolera, stafilokoklar, pseudomonalar ve
grip (Influenza) gibi mikroorganizmalarýn geliþme hýzýný durdurduðu
veya yavaþlattýðý laboratuvar ortamýnda gösterilmiþtir.
- Nezle ve gripte,
zeytin aðacýnýn dallarý ve yapraklarý kaynatýlarak buharý
teneffüs edilir.
- Boðaz aðrýsý için, zeytin çekirdeði,
karabiber ile dövülüp, tülbent arasýna konarak boðaza baðlanýr, ayný
zamanda limon suyu ile gargara yapýlýr.
- Ses kýsýklýðýnda, zeytin aðacýnýn sakýzý,
aðýzda yavaþ yavaþ eritilerek yutulur.
- Öksürüðe karþý, zeytin aðacý sakýzý, bir
bardak sýcak su ile içilir.
- Reçineli yað ise, rinofaranjite(burun arkasý
ve larenks bölgesine yayýlmýþ bir nezledir) karþý önerilen bir
antiseptiktir.
- Yüksek ateþte, 50 gram zeytinyaðý bir litre
su ile karýþtýrýlýp kaynatýldýktan sonra, yemeklerden önce birer çay bardaðý
içilir.
- Zatürre, 4 saat arayla birer kaþýk zeytinyaðý
içilir. Zeytinyaðý ve dövülmüþ sarýmsak
yenilir. Ya da, 3-4 kaþýk limon suyu, 1 bardak bal
ve yarým bardak zeytinyaðý bir tencereye konulur. Yaklaþýk beþ
dakika kýsýk ateþte ýsýtýlýr. Her iki saatte bir, bir çorba kaþýðý içilir.
ZEYTÝNYAÐI GÜZELLÝKTÝR
- Zeytinyaðýnýn
saðlýk ve güzellik kaynaðýdýr. Cildi besler, korur ve
yumuþatýr. Cildin hem görünüþünü hem de yapýsýný güzelleþtirir.
- Cildin onarýlmasýna katkýda bulunur, su
kaybýný önleyen güçlü bir nemlendirme özelliðine sahiptir.
Zeytinyaðý, cildi sýkýlaþtýrmak, yýpranmayý önlemek, saçlarý
yumuþatmak, týrnaklarý güçlendirmek için kullanýlýr. Cilde, temiz
ve parlak bir görünüm kazandýrýr.
- Yüz için; 1 çorba kaþýðý toz kil, biraz suya atýlýr, buna 1
çorba kaþýðý zeytinyaðý eklenir. Karýþým yüze sürülüp, 15 dakika bekletilir.
Sonra yüz ovularak yýkanýr.
- Gözleri kuvvetlendirmek için, zeytin yapraðý külünden
sürme yapýlýr. Ya da saf zeytinyaðý sürme gibi gözlere çekilir.
- Soðuktan, dudaklarýn çatlamamasý için,
üzerlerine biraz zeytinyaðý sürülür.
- Çok kuru ve çatlak elleriniz için, yarým saat kadar ýlýk zeytinyaðý
banyosu yapýlýr.
- Kuru cildi nemlendirmek için: 1 çorba kaþýðý sýzma
zeytinyaðýnda iyice ezilmiþ avokado meyvesi hamuru, yüze sürüp yaklaþýk
10-15 dakika býrakýlýr, sonra ýlýk suyla yýkanýr.
- Kýrýþýklýklarý önlemek için haftada iki kez
zeytinyaðý ve limon suyuyla hafifçe masaj yapýlýr.
|
|
ALTIN SIVININ: BAÞKACA YARARLARI
Zeytin suyuyla, zeytinyaðýnýn bir arada bulunmasý çok daha etkin bir formül oluþturuyor. Çünkü zeytin suyu tek baþýna hücreler arasýndaki mikro sirkülasyonu yani kan dolaþýmýný hýzlandýrma yeteneðine sahip. Bunun anlamý da hücrelerin birbirleri arasýndaki oksijen paylaþýmýný yani beslenmesini artýrdýðý için hücre yenileyici görevi görüyor olmasý.
- Astým
hastalýðý olanlar zeytinyaðý kandillerini rahatlýkla
kullanabilir.
- Kýzartma tavalarýnýzý asla bulaþýk makinesinde yýkamayýn.
Elde yýkayýp, bir havluyla kuruladýktan sonra zeytinyaðýyla
iyice ovarsanýz ömrünü uzatýrsýnýz.
- Evinizdeki büyük yapraklý bitkilere ya da çiçeklere ayda bir
kez, bir tatlý kaþýðý zeytinyaðý dökerseniz hem canlanýr hem de
beslenmiþ olur.
- Bebeðinizin ýslak mendilini kendiniz yapabilirsiniz.
- En iyi týraþ köpüðü, zeytinyaðý. Zeytinyaðý, yüzünüzü
yumuþatmada ve rahatlamada bire bir. Hem de basit kesik ve sýyrýklarý da tedavi
etme özelliðine sahip.
Zeytinyaðý, kuþkusuz yaðlý besinlerdeki bütün kategorilerin þampiyonudur. Ancak özellikleri ne olursa olsun, tek baþýna optimal ve dengeli bir biçimde, gerekli yað asidi miktarýný vücuda saðlayamaz. Bu nedenle beslenme düzenimizde baþka yaðlý besinlerin de bulunmasý gerekir.
Dr. Erman Gündoðdu
Zeynep Uygur
ZEYTÝNYAÐI VE ÖZELLÝKLERÝ
|
|
Zeytinyaðý(olivae
oleum); zeytin aðacýnýn, doðrudan meyvesinden sýkýlarak;
hiçbir kimyasal iþlem görmeden, katký maddesi içermeden, doðal hali ile elde
edilen, oda sýcaklýðýnda sývý olarak tüketilebilen, yeþilimsi,
sarýmtýrak renkte, sývý bir yaðdýr.
Ayçiçeði, soya, pamuk çekirdeði, mýsýrözü gibi bitkisel yaðlardan farký da,
doðal yollardan üretilmesidir.
Zeytinyaðý, zeytinin etli meyvesinin,
çekirdeðiyle birlikte sýkýlmasýyla elde edildiði için, tohumlardan elde edilen
diðer yemeklik yaðlarýn aksine; bir "meyve suyu"dur.
Zeytinin, ezilen ve parçalanan tane hücreleri; patlayarak, yaðýný
dýþarý verir. Taze sýkýlmýþ portakal ya da viþne suyu gibi, çið
ve saftýr. Zeytinyaðý, rengi, kokusu,
lezzeti ve hazým kolaylýðý ile tüm sývý yaðlarýn,
en deðerlisi ve kralý olarak bilinir.
ZEYTÝNYAÐININ BÝLEÞENLERÝ
Zeytinyaðýnýn,
sabit bir bileþimi yoktur. Çünkü zeytinyaðý, kullanýlan
zeytinlerin; türüne, üretim yýlýna, zeytinin geldiði
bölgeye ve zeytinin sýkýlma yöntemine göre deðiþir. Ayrýca
yýldan yýla da farklýlýk gösterir. Zeytinyaðý; yað
asitleri, vitaminler, uçucu bileþenler, suda eriyen bileþenler ve
mikroskobik zeytin parçacýklarýndan oluþan, karmaþýk bir
bileþimdir.
|
|
|
Zeytin tarlasý: Güneþ batarken |
Gýdalarýmýzda yer alan, iç
yaðý, kuyruk yaðý, tereyaðý, ayçiçek ve zeytinyaðý gibi yaðlar,
kendine özgü bir metabolizmaya sahiptir ve farklý yapýsal
özellikleri vardýr. Bu farklýlýðýn nedeni, yapýlarýndaki deðiþik yað
asitleridir. Bu yað asitleri, molekül yapýsýndaki
hidrojen sayýsýna göre; doymuþ ve
doymamýþ yaðlarý oluþturur.
Yað Asitleri Ýki Ana Gruba Ayrýlýr
1-Doymuþ Yað Asitleri: Yapýsýndaki hidrojen atomu, fazla
olan yaðlardýr. Erime ýsýlarý daha yüksektir. Bu yaðlar, oda ýsýsýnda
katý haldedirler. Bu çeþit yað asitleri,
kandaki kolesterol miktarýný arttýrýrlar. Bu da, kalp
hastalýklarýnda önemli bir risk faktörüdür. Bu doymuþ yað asitlerinin;
baþlýca kaynaðý, hayvansal iç yaðlardýr.
2- Doymamýþ Yað Asitleri: Bitkisel
veya balýk yaðlarýnda bulunur. Oda ýsýsýnda
sývý haldedir. Kan kolesterolünü
yükseltmezler ve aksine faydalýdýrlar. Zeytinyaðýnda
bulunan yað asitleri de, bu sýnýfa girmektedir.
a) Tekli doymamýþ yað asitleri:
Bu asitler, çift bað yapar. Þayet, bir çift hidrojen atomu eksik
ise, yað asidi, tekli doymamýþ olarak
adlandýrýlýr. Bu asit, en çok zeytinyaðýnda(oleik asit) ve
kolza tohumu yaðýnda bulunur. Araþtýrmalar, tekli
doymamýþ yaðlarýn, kolesterolün kontrol
edilmesine yardýmcý olduðunu göstermektedir.
b) Çoklu doymamýþ yað asitleri:
Þayet bir çift hidrojen atomundan fazlasý eksik ise,
yað asidi, çoklu doymamýþ yað asidi olarak
adlandýrýlýr. Bu yað asidinin pek çok baðý vardýr. Bu nedenle,
oksitlenebilir. Çünkü serbest radikallere baðlanabilirler.
Çoklu doymamýþ yað asitleri, iþlem gördüðü dokuda
sentezlenirler. Depo edilmezler. Sürekli sentezlenmeleri gerekir. Ýster
katý, ister sývý olsun, enerji yönünden tüm yaðlarýn,
ortak bir noktasý vardýr. Her birinin 1 gramý, 9 kalori
deðerindedir.
Zeytinyaðýnýn kimyasal yapýsý; doymuþ yað asitleri(%15), çoklu doymamýþ yað asitleri(%15) ve temel olarak da, tekli doymamýþ yað asitlerinden(% 70) oluþur. Zeytinyaðýnýn, yað asidi bileþiminin ana özelliði; tekli doymamýþ asit düzeyinin, yüksek olmasýdýr. Bu ise beslenme ilkelerine uygun ve beslenme açýsýndan, dengeli bir bileþimdir.
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Diðer yemeklik yaðlarla
karþýlaþtýrýldýðýnda zeytinyaðýnda, tekli doymamýþ yað
asitlerinden oleik asidin, çok yüksek nispetlerde
bulunduðu görülmüþtür. Zeytinyaðý, 9 ve 10 karbon atomlarý
arasýnda bir çift bað bulunan oleik asiti, yüksek oranda
içermesiyle karakterize edilir.
Zeytinyaðýna, kendine has lezzetini veren birçok bileþen vardýr.
Fenolik bileþikler, bunlar arasýndadýr. Fenolik
bileþikler, ayný zamanda, sebzelerde de bulunur ve biyolojik
olarak oldukça önemlidirler. Fenolik bileþikler,
serbest radikallerin engellenmesinde önemli bir rol oynarlar.
Fenolik bileþiklerin, ayný zamanda iltihap kurutucu ve
kanamayý durdurucu etkileri de vardýr.
Zeytinyaðý, antioksidan olan Oleuropein, Hidroksitirosolün zengin kaynaðýdýr.
Hidroksitirosol: Zeytin
ve zeytinyaðýnda bulunan,
oleuropeinin baþlýca parçalanma ürünü olan doðal-güçlü fenolik
bir antioksidandýr.
Hidroksitirosol, en güçlü doðal serbest radikal
baskýlayýcýsýdýr. Zeytinyaðýna, aroma tadýný verir ve acýlaþmayý önler.
Ýþlenmiþ zeytin meyvesinde ve zeytinyaðýnda
bulunur. Taze zeytinyaðýnda miktarý daha azdýr.
Zeytinyaðý üretiminde, zeytinin iþlenmesi sonunda,
zamanla oleuropein miktarý azalýrken, hidroksitirosol
miktarý artar.
ESANSÝYEL YAÐ ASÝTLERÝ
Yað asitleri, insan vücudunda bazý iþlemler görerek, deðiþik özelliklerde yað asidine dönüþtürülürler. Ancak bunun istisnalarý da vardýr. Oleik, linoleik ve linolenik asitlerin, dýþardan olduðu gibi alýnmasý gerekir. Ýnsan ve hayvan vücudu bunlarý, diðer yað asitlerini iþleyerek üretemezler. Oysa bunlarýn, organizma için çok önemli iþlevleri vardýr. Ýþte bu yað asitlerine, esansiyel(temel) yað asitleri denilir. Çünkü saðlýk bakýmýndan bunlar, hayati önem taþýrlar. Alýnmasý önerilen miktar, günde 2 gramdýr.
En önemli iki temel yað asidi, Omega 3 (alfa-linolenik asit) ve Omega 6 (linoleik asit) yað asitleridir. Günümüzdeki olaðan beslenme ile aþýrý Omega 6 ve çok az Omega 3 yað asidi alýnýr.
|
|
|
Altýn sarýsý zeytinyaðý |
Zeytinyaðý, vücutta bulunan omega-6 yað asidinin, omega-3 yað asidine oranýný da bozmamaktadýr. Omega-3 ve omega-6 yað asitlerinin vücuda belli bir oranda alýnmasý çok önemlidir. Çünkü bu oranýn bozulmasý durumunda; kalp, baðýþýklýk sistemi ile ilgili hastalýklar ve kanser de dahil olmak üzere, birçok hastalýðýn ilerlemesi söz konusu olmaktadýr.
VÝTAMÝNLER
Vitamin E:
Zeytinyaðý, en yüksek E vitamini aktivitesi gösteren
a-tokoferol içerir. Zeytinyaðýnda, E
vitamini ve polifenoller (antioksidan) vardýr.
Zeytinyaðýnýn her 10 gramý, 5 mg kadar
polifenol içerirken, diðer bitkisel yaðlarýn pek çoðu hiç polifenol
içermez.
Vitamin K:
En zengin K vitamini kaynaklarý,
yeþil yapraklý sebzelerdir. Zeytinyaðý gibi
bitkisel yaðlar, ikinci en önemli kaynaktýr.
|
|
A vitamini, D vitamini, az miktarda fitoserol maddesi, zeytinyaðýnda bulunur. Ayrýca zeytinyaðýnda bulunan; Kalsiyum, fosfor, potasyum, kükürt, magnezyum, demir, bakýr, mineraller, kemik geliþimini saðlar.
ZEYTÝNYAÐININ ELDE EDÝLMESÝ
3000-4000 yýldan bu yana, ayný yöntemlerle elde edilen altýn sývýýnýn lezzeti, bir baþkadýr. Zeytinin hasadý ve toplama þekilleri, binlerce yýldan bu yana, neredeyse hiç deðiþmemiþtir. Elle toplama, ya da silkme yöntemi kullanýlmýþtýr. Sadece zeytini ezme, hamurunu sýkma ve çýkan yaðýný bitkisel suyundan ayrýþtýrma teknikleri geliþtirilmiþtir. Bir bakýma, bu doðal ürün, geçen yüz yýllara, teknolojiye kafa tutmuþtur. Bugün hidrolik pres makinelerinin yaný sýra, zeytin hamuruna hiç pres uygulamadan, merkezkaç kuvvetiyle zeytinyaðý elde etmeyi saðlayan makineler de kullanýlýyor. Bunlarýn içinde en yaygýný, kontinü sistemi olanýdýr.
|
|
Tane, siyahlanýp,
et kýsmý menekþe mor bir renk aldýðý zaman, zeytin
hasadý baþlar. Daha kaliteli sofralýk zeytin ve zeytinyaðý,
saðlam ve olgun zeytin tanelerini, aðacýndan hýrpalanmadan elle
toplama usulüyle elde edilebilir. Ancak, zeytini, elle toplamak
iþgücü maliyetini artýrýr, ürünün fiyatýný yükseltir.
Zeytin, yere düþer ve günlerce kalýrsa, tane eti bozulur, ondan
çýkarýlacak yaðýn kalitesini de olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle sýk
aralýklarla toplanmalýdýr. Zeytin taneleri, iþlemden önce
yýkanarak, üzerindeki tarýmsal ilaç bulaþýklarý giderilmelidir.
Küçük sepetlerde toplanan taneler, sonra ahþap veya plastik kasalarla taþýnýr.
Toplanan zeytinler, fazla bekletilmemeli, 10-15 saatte
iþlenmelidir. Aksi halde açýkta bekletilen zeytinler, fermante
olur. Ýmkan yoksa, zeytinler, serin ve havadar depolarda,
altlarý ýzgaralý, ahþaptan yapýlý yüksek yerlerde 2-3 gün bekletilebilinir.
ZEYTÝNYAÐININ ÇIKARILMASI
Ön Asya, Anadolu ve Akdeniz'in batýsýna damgasýný
vurmuþ eski uygarlýklardan bu yana, zeytinin, yaða
dönüþtürülmesinin aþamalarý þöyledir:
|
|
1)Zeytinlerin
toplanmasý
2)Yaprak ayýrma ve yýkama
3)Kýrma
4)Yoðurma (malaksör)
5)Katý/sývý faz ayrýmý (pres/dekantör)
6)Sývý/sývý faz ayrýmý (dekantasyon/separatör)
Zeytin
yükünün, % 5-15'i, yabancý madde ve yapraklardan oluþur. Bunlar, yeterince
ayýklanmazsa, sýkýlacak zeytinin, asit oranýný, rengini,
kokusunu olumsuz yönde etkiler. Yapraklar ayrýldýktan sonra, suyla temizleme
yapýlýr. Zeytin tanelerine, yapraklarýn
karýþmasý bir ölçüde normaldir. Taze zeytin yapraklarý, çýkacak
yaða hoþ koku verir. Ancak, karýþan yaprak oraný yüksek olursa,
zeytinyaðýnýn rengi, yeþile döner, acý
bir tad oluþur.
Lodos ve poyraz, zeytinyaðýnýn
asidini etkiler. Lodosta iþlenen zeytinin
asidi yükselir. Poyrazda duran zeytin, ambarlaþma
yapar, yani fermante olur, bu arada yað asidi
de yükselir.
Düþük Asitli, Erken Hasat Zeytinyaðý
Erken hasat, tam olgunlaþmadan toplanan zeytinlerin
soðuk sýkýlmasýyla elde edilenidir. Erken
hasat edilen zeytinin, asidi düþüktür, nefis bir rengi
ve aromasý vardýr. Ancak, elde edilen yaðýn miktarý düþüktür. Örneðin,
erken hasat zeytinyaðý elde edilmek istendiðinde; 6-7 kilo
zeytinden, 1 kilo zeytinyaðý çýkarýlýr. Olgun
zeytinden ise, 4-5 kilo zeytine, 1 kilo
yað çýkar. Ancak asit oraný daha yüksektir. Erken hasatta
zeytinin sapý, dalýndan zor ayrýldýðýndan toplamasý güçtür.
|
|
Erken hasat edilmiþ meyvelerden üretilen bazý yaðlar, hafif bulanýk olabilirler. Ama özel tatlarý nedeniyle en çok aranýlan ürünlerdir. Bulanýklýk ayrýca, yaða çok özel bir tat veren tortularý korumak amacýyladýr. Renkler, parlak sarýdan, çið yeþile kadar deðiþebilir.
Zeytin: Eziliyor, Öðütüyor ve Sýkýlýyor
Zetyinyaðýný, karasudan ayýrmanýn, yörelere göre deðiþik yöntemleri vardýr. Toplanan zeytinler, elde yassý bir taþta, düzlükte veya taþ havanda, ya da herhangi bir bulgur kýrma deðirmeninde, eti ve çekirdeði dövülüp ezilir. Etle birlikte çekirdeðin öðütülmesi, elde edilen zeytinyaðýnýn tadýný bozmaz, daha iyi korunmasýný saðlar. Deðirmenin çevrilmesine, zaman zaman ara verilir. Bir kürekle, zeytin hamuru karýþtýrýlýr, altüst edilir. Kývamýnda hamur elde edilmesi için, tanelerin her yaný ayrý incelikte ezilmiþ olmalý ve parmaklar arasýnda ovalandýðýnda, kalýn kum hissi uyandýrmalýdýr.
Hamur
haline gelen zeytinler, her biri yaklaþýk 5 kg hamur alabilen
kýl, keçe veya koka denen çuvallara doldurulur.
Çuvallar, bir kabýn üzerine yerleþtirilir. Az bir zaman dinlendirilir. Ýki
kiþiyle, ters istikamete çekilerek sýkýlýr. Karasuyla karýþýk
zeytinyaðý çuvaldan sýzacaktýr. Yað,
bu bitkisel sudan ve tortulardan ayrýþtýrýldýktan sonra elde edilir. Ya da elde
edilen hamur, askýyla sýkýlýr, þýrasý
çýkarýlýr. Bu þýrada, meyvanýn yaðý ve
bitkisel suyu birlikte bulunur.
Bir kaba dökülen þýrada, zeytinyaðý üstte,
karasu ise dipte kalacaktýr. Kepçeyle alýnan bu yað,
bir baþka kaba konulur. Biraz dinlendirilir, sonra da bir tülbent, pamukla
süzülür. Beþ-altý saat bekletilir. Ýþte saf sýzma zeytinyaðý
budur.
Baþka Bir
Sýkým Yöntemi: Pres
|
|
|
Klasik pres
|
Zeytin hamuru doldurulan çuvallardan 20-25 tanesi, aralarýna madeni plakalar konularak, üst üste yýðýlýr. 40 dakika preste býrakýlýnca, zeytinin, suyu ve yaðý akar. Bu ilk sýkýmdýr. Katý kýsmý ise çuvallarda kalýr. Bu ilk sýkým zeytinyaðýnýn asit oraný, 0.9 - 0.8 kadardýr. Kokusu, tadý bir-iki yýl öylece kalabilir. Ortalama 5 kilo zeytinden, 1 kilo yað alýnan geleneksel sistemde, sýkým bir defada tamamlanmaz. Ýkinci, hatta üçüncü sýkým olur. Ýlk sýkýmda, toplam yaðýn sadece % 6-12'si çýkar. Onun için iþlem tekrarlanýr.
Ýlk çýkan soðuk sýkým
yað, daha kaliteli ve lezzetlidir.Daha
sonraki sýkýmlarda, zeytin hamuruna, sýcak su
dökülerek sýkýlýr ve kalite düþer.Torbalarýn üzerine hücreler yaðlarýný daha
kolay býraksýn diye sýcak su dökülen ikinci sýkým, birinciye
oranla daha uzun tutulur. Bu süre, 10-15 dakika yerine, 20-25 dakika olur.
Ýkinci sýkýmýn baský süresi, uzadýkça fermantasyon nedeniyle
yaðýn asidi artar.
Modern pres makinalarý ise, madeni býçaklardan ve doðrudan bir
santrifüje baðlanan cendereden oluþurlar. Santrifüj, su ve
yaðý birbirinden ayýrýr. Bu iþlem yapýldýktan sonra,
yaðý, oksidasyondan korunmak için, havadan, sýcaklýktan ve ýþýktan uzak
tutulmalýdýr.
Filtreden Geçirme
Taze zeytinyaðý dinlendikten
sonra pamuk filtreden geçirilir ve içindeki tortulardan
arýndýrýlýr. Ýkinci filtrelemeden sonra, yað
daha berrak bir renge kavuþur. Daha masraflý olan pamuklu çift filtre
sistemi yerine, kimi iþletmelerde santrifüjlü filtre
kullanýlýr. Ancak zeytinyaðý meraklýlarý için, pamuklu
filtreden geçirilmiþ sýzma zeytinyaðýnýn, ayrý bir
yeri vardýr. Ayrýca, yeni yað, pamuk filtreden geçirilirse,
ömrü daha da uzun olur. Pamuk filtre, süzme yaðda,
tortu býrakmaz.
|
|
|
Modern pres makinalarý
|
Taze Zeytinin, Kavrulup Yaðýnýn Sýkýlmasý
Zeytinin, preste sýkýlmadan önce, kavrulmuþ, hatta çifte
kavrulmuþ gibi, haþlanmasý da yapýlmaktadýr. Taze zeytin, önce
fýrýnlanýr, rutubeti azaltýlýr. Sýcak sýcak öðütülür. Sonra
mendil içine konur, torba kullanýlmaz. Mendil, bohça gibi katlanýr ve
patlangaçlý mengene de, sýcak su verilerek sýkýlýr. Mendilden karasu akmaz,
doðrudan yað sýzar, ama motor yaðý gibidir.
Çifte kavurma usulünde ise, birinci sýkýmdan sonra, mendil
açýlýr, kalan zeytin prinasý yeniden fýrýna
verilir, ýsýtýlýr. Tekrar taþa alýnýr, çiðnenir. Tekrar mendile konur ve bir
defa daha sýkýlýr. Karasu gelmez, sadece yað sýzar. Ama prinada
hala % 20-25 miktarýnda yað vardýr. Bu ilkel yöntem, pek
ekonomik deðildir, ama köylü ailesinin ihtiyacýný karþýlayabilmektedir.
Hidrolik Pres
Hidrolik sistemle sýkýlan zeytinden çýkan
yað miktarý, klasik mengeneye oranla elbette
daha fazladýr. Çünkü baský gücü, daha yüksektir. Hidrolik presler,
genelde bir kuru, bir sulu ya da bir kuru ve iki sulu sýkým ilkesine göre
çalýþtýrýlýr. Makbulü, elbette kuru sýkýmdan elde edilen
ilk parti yaðdýr. Kaliteli yaðlar, görece
düþük baský gücü ile iþletilen preslerde elde edilir. Sözgelimi,
yeni bir hidrolik preste, hamur torbalar üzerine, santimetrekareye 50-60
kiloya kadar baský uygulanabilir.
|
|
|
Zeytin hamuru
|
YAÐ ÜRETME
YÖNTEMLERÝNÝN MUKAYESESÝ
Zeytinyaðý üreticilerine göre, sistemlerin,
zeytinyaðýnýn kalitesini etkileyen sakýncalý yanlarý vardýr.
Deðirmen, zeytin tanesinin zarýný öðütemez. Kontinü
ise parçalar ve zarlardaki acýlýk, yaða geçer.
Bu acýlýk, 10-15 gün dinlendirilen yaðdan uçar ve klorofil tadý
kalýr.
Natürel yað, kontünide kalite kaybeder. Makine
3 000 devirde zeytin çekirdeðini unufak eder. Zeytinin,
öðütme derecesi ayarlanabilir. Ezme kapasitesi yüksek, hýzlý ve kesintisiz
çalýþan ve taþ deðirmene oranla çok daha az yer kaplayan ve bakýmý daha az
masraflý bu sistem, elbette daha ekonomiktir. Ne var ki, zeytini,
madeni býçaklar, taþ kadar ince ezemez. Bu yüzden, bazý
kontinü sistemde, taþ öðütücüler de kullanýlmaktadýr.
Hýzlý ve kaba bir ezme saðlayan metal ezici-kýrýcýlara oranla, taþ
deðirmenden geçirilen zeytin tanelerinin yað
hücreleri, daha iyi parçalanýr. Zeytin hamurunun
madeni deðirmenlerde 30°C'nin üstünde ýsýnma durmu, taþ deðirmende
yoktur. Oysa, aþýrý ýsýnma, asitlik oranýný
artýrýr; yaðýn rengini bozar, kýzýllaþtýrýr, kendine özgü
kokusunu kaybettirir.
En iyi yaðlar,
deðirmen taþlarý arasýnda soðuk pres
edilenlerdir. Ezilmiþ zeytinlerde kalan yaðý almak için ne kadar çok pres
yapýlýrsa, o kadar asidi yükselir ya da kötüleþir
ve kalitesi düþer. Ayrýca antioksidan
özellikleri de azalýr.
Zeytinyaðý üreticileri þöyle derler: Sulu sistem yað,
lezzetlidir, evlere gider. Kontinü sistem yaðsa,
piyasaya. Mengeneye girmeyen torbadan sýzan yaðsa,
en iyisidir.
ZEYTÝNYAÐINI
SAKLAMA KOÞULLARI
Zeytinyaðý, yaþlandýkça tatlanmadýðýný unutmayalým.
Tazelik, zeytinyaðýnda en önemli kalite kýstaslarýndan
biridir. Yüksek kaliteli zeytinyaðý, morötesi ýþýnlara karþý
iþlem görmüþ, yaðýn ýþýktan korunmasýný saðlayan,
boyalý þiþelerde satýlýr.
|
|
|
Zeytinyaðý, eskiden toprak kaplarda
saklanýrdý.
|
Çevredeki kokularýn yaða sinmesini önlemek için, aðzý sýký kapalý olmalýdýr. Aðzý sýkýca kapatýlýp hiç açýlmayan bir þiþe, iki yýla kadar saklanabilir. Açýlmýþ bir þiþe ise, iki ayda tüketilmelidir. Zeytinyaðýnýn, buzdolabýna konulmasý tavsiye edilmez. Erime noktasý, 5-7 ºC, dumanlanma noktasý 210ºC'dir.
ZEYTÝNYAÐI ÇEÞÝTLERÝ
Zeytinyaðý,
bazý kimyasal ve fiziksel ölçümlere ve uzmanlarýn tat
deðerlendirmesine göre sýnýflandýrýlmýþtýr.
Serbest Yað Asitleri(Asidite):
Yüzyýlýn baþýnda objektif deðerlendirme için kullanýlmaya baþlayan ilk kriterdir.
Yüzdesi, oleik asit olarak verilir. Zeytinyaðýnda
bulunan serbest asit miktarýný gösterir. Kaliteli
zeytinyaðýnda, asidite çok düþük olur.
Peroksit Deðeri:
Zeytinyaðýnda, lipid peroksidasyonunun ölçümü,
hidroksiperoksidaz yöntemi kullanýlarak belirlenir ve bir kilogram zeytinyaðýnda
bulunan toplam milieküvolant aktif oksijen olarak verilir.
Peroksit deðeri düþtükçe,
zeytinyaðýnýn kalitesi artar.
UV'de Özgül Soðurma (270
nm'de): Spektrofotometrik metodlar,
zeytinyaðýnýn saflýðýný ve kalitesini
belirlemek için, yaygýn olarak kullanýlan yöntemlerdir. Yüksek UV deðerleri
oksidasyonun, depolamadan kaynaklanan problemlerin veya zeytinyaðýna
uygulanan rafinasyon iþleminin sonunda oluþur. Absorbansdaki
yüksek deðerin sebebini belirlemek zordur, ancak yað kalitesini
ortaya koymasý açýsýndan güvenilir bir kriterdir.
Zeytinlerin, uygun olmayan koþullarda toplanmasý, depolanmasý
ve zeytinyaðý üretimi aþamasýnda; ýsýtma,
aþýrý güç uygulamasý gibi etkenler, kalitenin düþmesine, asit ve
peroksit deðerlerinin yükselmesine sebep olur. Toplanýrken özen
gösterilmemiþ; ezilmiþ, bekletilmiþ, iyi temizlenmemiþ, geç toplanmýþ
zeytinlerden elde edilecek yaðlarýn, asit ve peroksit
deðerleri yüksektir. Böyle yaðlarýn lezzetinde,
kirliliðin derecesine göre kayýp vardýr. Ot veya toprak kokusu taþýr.
Türk Gýda Kodeksi'ne
göre zeytinyaðý üretim yöntemleri, 3
sýnýfa ayrýlmaktadýr.
|
Zeytinyaðý, içerdiði asit ve peroksit düzeyine göre gruplara ayrýlýr. |
||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||
1-Natürel Zeytinyaðlarý: Zeytin aðacý
meyvesinden, doðal özelliklerini deðiþtirmeyecek bir sýcaklýkta
sadece mekanik veya fiziksel iþlemler
uygulanarak elde edilen; berrak, yeþilden sarýya deðiþebilen renkte, kendine
özgü tat ve kokuda, doðal halinde gýda olarak tüketilebilen yaðlardýr.
Natürel zeytinyaðlarý, piyasada, 3 grup halinde bulunur.
a) Ekstra
Natürel Sýzma Zeytinyaðý(Virgin oil):
Kokusu ve tadýnda kusur olmayan, serbest asitlik(oleik
asit) derecesi, 100 gramda en çok % 1 ve altýnda olan
natürel zeytinyaðýdýr.
Erken hasat, soðuk sýkýlmayla elde edilenidir.
Zeytin meyvesinin doðal özelliklerine, dýþarýdan hiçbir
kimyasal iþlem uygulanmaz. Tat, koku ve vitaminler
aynen korunmuþtur. Asit derecesi, sýfýra en yakýn sýzma yað,
ingilizce'de "extra virgin" olarak nitelendirilir.
Zeytin ezmesinin ilk sýzmasý veya
hafif sýkýmýndan elde edilen halis yaðdýr.
Türkiye zeytinyaðý üretiminin, yaklaþýk %
3'lük bölümü bu kategoriye giriyor. Fiyatý ise ötekilerine oranla daha yüksektir.
Etiketlerde sýk sýk gördüðümüz diðer bir terim "cold pressed"
yani, soðuk sýkmadýr.
Birçok
ülke, artýk sýzma zeytinyaðý için özel bir
etiketlendirme sistemini zorunlu tutmaktadýr. Örneðin, bazý sýzma
zeytinyaðý etiketleri þöyle der: "Bu üstün kaliteli zeytinyaðý,
direkt olarak zeytinden, sadece mekanik yollar kullanýlarak elde edilmiþtir."
Asit oraný sýfýra yakýn tüm sýzma yaðlar kalitelidir. Genzi
yakmaz. Tadý, tam olgunlaþmadan sýkýlan tanesinden dolayý; hem meyvemsi
hem de acýmtrak, rengi de doðal olarak yeþile çalan bu
nefis yað, çið olarak tüketilir. Natürel sýzma
zeytinyaðý, her tür yemeklere uygun olmakla beraber, salatalar
için idealdir. Salatalarda ve daha önceden haþlanmýþ olan
makarna, sebze, balýk gibi yemeklerde; tadýný ya doðrudan ya da sos içinde daha
da güzelleþtirmekte kullanýlýr.
|
|
|
Makinadan süzülen zeytinyaðý
|
b)
Natürel Birinci Zeytinyaðý(Virgin
olive oil): Ýlk
sýkýmýn ardýndan ve genellikle sýcak su kullanýlarak elde
edilen bu zeytinyaðýnýn, kokusu veya tadýnda, çok hafif kusur
bulunabilir. Serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en
çok % 2 olan naturel zeytinyaðýdýr.
Sýzmaya oranla daha yoðun bir tat içerir.
c) Natürel Ýkinci Zeytinyaðý
(Ordinary virgin olive oil):
Kokusu veya tadýnda, tolere edilebilen kusurlarý bulunan, serbest
asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) % 2
asidin üstünde ve azami % 3.3 olan yaðlardýr.
2-Rafine Zeytinyaðý (Refýned
olive oil): Rafinasyon,
koku giderme, reçine giderme ve aðartma iþlemlerine tabi tutulmasýyla iþlem
görmüþ yaðlardýr. Gýda deðeri azalmýþ ve molekül deðiþikliklerine
uðradýðýndan, insan saðlýðý açýsýndan da uygun sayýlmazlar. Serbest
asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 0.3'tür.
Bu yað piyasada, kýzartma yaðý olarak da pazarlanmaktadýr.
Rafine edilmiþ demek, yaðýn temelinde bulunan kusurlarýn
sonradan çýkarýlmýþ olmasý ve yaðýn sýzma yað ile sonradan
karýþtýrýlmýþ olmasýdýr. Asit oraný %1 civarýndadýr. Yaðý çýkarmak için
kimyasal çözücüler kullanýlmamýþtýr. Ancak odun kömürü ve diðer bazý
kimyasallar ve filtreler kullanýlarak rafine
edilmiþtir.
|
|
Rafine,
bir tür temizlik iþlemidir. Yaðýn sadece istenmeyen özellikleri giderilir,
yabancý hiçbir madde eklenmez. Asitsiz, kokusuz ve renksiz bu yað, daha sonra
iyi kalite zeytinyaðý ile karýþtýrýlarak, yitirdiði biyolojik
özellikleri yeniden kazandýrýlýr. Rafine yaðlar; aðýza,
yaðlý his vererek daðýlýr. Bu yaðlarýn pazarlanabilmesi için bir miktar
Naturel yað ile karýþtýrýlmasý gerekir.
Rafine zeytinyaðý, hafifliði ile, sebzelerin marine edilmesinde,
fýrýnda ve ocakta kýzartma yapmak için seçilir.
3--Riviera Zeytinyaðlarý
(Olive oil): Rivyera tipi
zeytinyaðý, rafine zeytinyaðýna belirli oranlarda (% 5-20)
naturel zeytinyaðlarýnýn karýþtýrýlmasý ile elde edilir.
Kýzartma ve yemeklerde kullanýlýr. Azami %1.5 asit içerir.
Rengi ve aromasý, sýzma zeytinyaðýna göre daha açýk ve hafif
olan Riviera zeytinyaðý, özellikle her türlü soðuk ve sýcak
yemeklerin hazýrlanmasýnda ve kýzartmalarda kullanýlýr. Zeytinyaðýnýn
canlý ve kuvvetli kokusuna pek alýþýk olmayanlar, bu tip zeytinyaðýný
tercih edebilirler.
Rafine zeytinyaðý ile naturel zeytinyaðýnýn
harmanlanmasý ile üretilen zeytinyaðlarýna "Yemeklik Tip Zeytinyaðý"
denir.
ZEYTÝN YAN ÜRÜNLERÝ
Karasu
Yaklaþýk 1 ton zeytinden çýkan, yaklaþýk 600 litre karasu, derelere akýtýldýðýnda, ciddi anlamda toprak ve çevre kirliliðine yol açýyor. Atýlan karasu, toprak ve su üzerinde, adeta sera etkisi gibi, güneþ enerjisinin, topraða ve suya geçmesini engelleyerek zararlý olmaktadýr.
Ancak içeriðinde, organik
ve yararlý unsurlar bulunmaktadýr. Karasu,
zeytinyaðý iþlemi sýrasýnda oluþan; tamamý organik,
koyu kýrmýzý renkli ve mineral
maddeler bakýmýndan zengin, asidik nitelikte,
sývý alt bir üründür.
Karasuyun Bileþimi
Su, % 83-96
Organik Maddeler, % 3,5-15
Mineral Tuzlar, % 0,2-2,0
Zeytin bitki özsuyu, deðerli iz elementleri ve potasyum, fosfor vb. ile organik
bileþenleri içerir.
|
|
|
Karasu |
Ayrýca, pektinler, þeker, fenol bileþikleri ve bitkisel yaðlarý da, yüksek miktarda içermektedir. Bu tür atýksular, içerdiði aromatik bileþikler, basit ve kompleks þekerlerden dolayý, yüksek enerji potansiyeline sahiptir.
Karasuyun Kullaným Alanlarý
Çekirdeði ayrýlmýþ ve yaðý alýnmýþ pirina ile karýþtýrýlarak,
yakacak ve briket yapýmýnda kullanma.
Tek hücreli protein elde etmek sureti ile yem sanayisinde
ham madde saðlanmasý
Biyogaz elde edilmesi.
Karasu, kültür mantarý üretiminde de kullanýlýr.
Belli miktardaki karasu, zeytin üretim alanlarýnda sulama
amaçlý ve gübre olarak kullanýlmaktadýr.
Atýk sudaki bazý bileþenler, deðerli antioksidandýr. Son
zamanlarda zeytin özsuyu, ilaç ve
kozmetik sanayide kullanýlmaktadýr.
Edremit Körfezi Belediyeler Birliði ile Ege Üniversitesi Biyo Mühendislik Bölümü
ile yapýlan ortak çalýþma sonucunda, zeytin karasuyu,
arýtýlmaktadýr. Biyomühendislik Bölümü'nden öðretim görevlisi Erdinç Ýkizoðlu,
karasuyu, kimyasal çökertme ve oksidasyondan
geçirerek arýtmayý baþardýklarýný söylüyor.
Üniversitelerle iþbirliði
yaptýklarýný söyleyen Egeli giriþimci Faruk Durukan; Sindirmatik
adýný verdiði makineyle, karasuyu, zeytin
özütüne çevirerek; týpta yararlý bir öz elde
ettiklerini ifade ediyor. Bunu ilk defa Dünya'da kendilerinin
baþardýðýný söyleyen Durukan, böylece doðaya atýldýðýnda zararlý
olan bir organik suyu, yararlý
bir madde haline getirdiklerini anlatýyor.
Sabunluk Yað
Prinalar, geleneksel bir yaðhanede önce yeniden öðütülür ve
yeniden preslenir. Her iki aþamada da sýcak su kullanýlýr.
Asit derecesi, çok yüksek ve kötü kokulu olan
bu yaðlar, sabunluk olarak deðerlendirilir.
Bir de modern endüstriyel yöntem vardýr. Çeþitli kimyasal çözücüler eklenerek,
saklanýlan yaðýn hemen hemen tümü, prinaya alýnýr. Bu
ham prina yaðý, daha sonra kimyasal rafinajdan
geçirilir ve böylece insanlarýn tüketebileceði bir niteliðe sahip olur. Rafinaj
artýklarý da sabun sanayisine hammadde olarak satýlýr.
|
|
|
Yaðsýz posa: Prina
|
Prina Posasý: Yakýt
Yaðý kalmayan prina, artýk tam bir
posadýr. Bu posa, ya doðrudan iþyerinin ocaðýnda
yakýt olur ya da silindir biçiminde preslenerek
kurutulur(pelet) ve dýþarý satýlýr. 2 kilo prina posasýnýn,
1 kilo fueloile eþ deðerde kalorisi vardýr.
Ayrýca, pelet küllerinden de, yüksek oranda
potasyum oksit taþýdýklarý için, gübre olarak
yararlanýlabilir.
Prina Yaðý: Prina,
zeytinlerin, mekanik olarak yaða dönüþtürülmesinden sonra arta
kalan katý alt üründür. 100 kg zeytinden
ortalama 10-27 kg zeytinyaðý, 35-45 kg prina;
100 kg pirinadan, ortalama 6-7.5 kg Pirina yaðý,
60-70 kg kuru pirina elde edilmektedir. Elde edilen
prina yaðý, daha çok sabun yapýmýnda kullanýlmaktadýr.
Lampant: Aydýnlatmaya
yarar ya da lambalýk diye çevirebileceðimiz bu kategori
natürel yað, kusurlu olarak nitelendirilir. Asit oraný,
% 3.3'ün üzerinde olan küflü ve bozuk yaðlarý simgeler.
YAÐIN KALÝTESÝ NASIL TEST EDÝLÝR?
|
|
Kaliteli zeytinyaðýný, þu iþlemle anlayabiliriz. Çeþitli yað örneklerinden küçük bir ölçekle alýnan yaðlar, bir tabaða konulur. Pamuktan fitil yapýlýr ve bütün örnekleri eþ zamanlý olarak, yað kandili gibi yakýlýr. Ýs yapmadan, en uzun süre yanan yað, asidi en düþük olan yað demektir. Bu asidi düþük ince yaða karþýn, asidi yüksek kalýn yaðlý kandil, doðal olarak daha çabuk yanýp biter. Edremit yaðýnýn kalitesinin hemen göze çarptýðý söylenir. Eðer bir zeytinyaðýnýn kokusu kötüyse, rengine, tadýna bakmaya gerek kalmaz. Böyle bir yað, tüm sýnavlarýn ilk adýmýnda, sýnýfta kalmýþtýr.
Natürel zeytinyaðýnda, kalite dendiðinde, iki faktör önem taþýr. Birincisi, kimyasal analizlerle ölçülebilen asit oranýdýr. Ýkincisi, lezzet ve kokuyu tespit etme ve ölçmedir. Tadým uzmanlarý tarafýndan gerçekleþtirilen bu iþleme degüstasyon adý verilir. Tadým uzmanlarýnýn birikimine baðlý olarak gerçekleþtirilen degüstasyon, zeytinyaðýna vurulan kalite damgasýnýn en önemli aþamasýdýr. Zeytinyaðý, tadýný ve kokusunu, hidrokarbürlü 77 aromatik bileþikten alýr.
Bir çay bardaðýna yað
konulur ve bardak kendi ekseni etrafýnda hafifçe sallanýr. Zeytinyaðý
dalgalanýr. Yað, bardaðýn kenarýndan aþaðý doðru yavaþ
inerse aðýrdýr, saf yaðdýr.
Rafine yað, fýndýk ya da çiçek yaðýyla karýþýk yað, bardaðýn kenarýndan
aþaðýya çabuk iner. Yaðýn,
berraklýðýna, saydamlýðýna ya da bulanýklýðýna
ve rengine bakýlýr.
Bir parça taze köy ekmeði, iyi bir zeytinyaðýna batýrýldýðýnda,
genizde hafif bir meyve tadý, hissedilir. Sýzma
zeytinyaðlý bir tabak, suya tutulduðunda, deterjan kullanmadan
zeytinyaðýnýn akýp gittiði görülür. Zeytinyaðý alýrken,
özellikle cam þiþede satýlanlarý tercih edilmelidir. Þiþe ters
çevirip bakýldýðýnda, dibinde tortu birikiyorsa, bu
kalitesiz bir yaðdýr. Zeytinyaðýndan bir yudum aðýzda
dolaþtýrýldýðýnda; boðazý yakmýyor ve meyve tadý
veriyorsa bu iyi bir yaðdýr.
ZEYTÝNYAÐI NASIL MUHAFAZA EDÝLMELÝ ?
Zeytinyaðý, doðrudan Güneþ ýþýðý görmeyen,
serin yerlerde saklanmalýdýr. Saklama için en uygun sýcaklýk derecesi 14- 15 °C'dir.
Zeytinyaðý, her türlü kokuyu çeker, içine alýr. Bu nedenle,
yabancý koku olmayan yerlerde, aðzý kapalý
olarak muhafaza edilmelidir.
Zeytinyaðýndaki klorofil, yaðýn, ýþýða karþý
hassas olmasýna neden olur. Bu nedenle, renkli cam þiþelerde, renkli cam
damacanalarda, porselen ya da çelik
kaplarda ve içi laklý teneke kutularda saklanmalýdýr. Bu nedenle yaðý,
yarý saydam bir þiþede bekletmek gerekir. Zeytinyaðý,
aðzý açýk olarak uzunca bir süre hava ile temas ederse, bozulmaya
baþlar, asit oraný artar. Usulüne uygun olarak saklanan
naturel zeytinyaðlarý, özelliklerini kaybetmeden 2 yýl;
riviera ve rafine zeytinyaðlarý ise,
1.5 yýl kadar dayanabilir.
Zeynep Uygur
Kaynaklar:
1- Altun Ünsal, Ölmez Aðacýn Peþinde, Yapý Kredi Yy, 1872
2- Carol Fýrenze, Zeytinyaðý Tutkusu, Çev.Rabia Kaya, ledo Yy,
2007
3- Michel Montýgnac, Kalbin Hazinesi Zeytinyaðý, Çev.Aslý Küçük,
Alfa Yy, 2002
4- Esat Bülbül, Her Yönüyle Zeytincilik, Ýnkýlap yy,2007
5- Bilim ve Teknik, Zeytin Damlalarý, Nisan. 1995
6- Prof. Dr. Turhan Baytop, Türkiye'de Btkiler Ýle Tedavi,
Nobel Týp Kitabevi, 2.bas. 1999
7- Ayþe Baysal, Beslenme, Hatipoðlu Yayýnevi, Ankara, 1996.
8- Derya Tetik, Sofralýk Zeytin Ýþleme Teknikleri,
Zeytincilik Araþtýrma Enstitüsü, Ýzmir, 2004.
9- F. Baþoðlu, Yemeklik Yað Teknolojisi, Uludað Üniversitesi
Ziraat Fakültesi Ders Notlarý, No:91, Bursa, 2002.
10- Büyük Larousse, 24. cilt
11- dazb.org.tr
12- web.deu.edu.tr
13- food.ege.edu.tr
14- kkgm.gov.tr
15- cedgm.gov.tr
16- afl.org.tr
17- zae.gov
18- kimyaevi.org
19- internationaloliveoil.org
20- wikipedia
21- food-info.net/tr/
22- olivecenter.net
23- biyokimya.8m.net
24- zeytinweb.com
25- bukas.com.tr
26- tarimsal.com
27- eracarpets.com
28- oliflix.com
Þifanýn bilinçli adresi: www.herbalistatabay.com
50 Mucize Bitki © 2007 Atabay GÜVELOÐLU